| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anasayfa Haber Ara | Anketler | RSS Kaynağı| Foto Galeri| İletişim| Ziyaretci Defteri | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Asarsın Kesersin
Tarih : 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “23 Nisan Başbakanı” 4. sınıf öğrencisi Elgin Koçubaba’ya koltuğunu devrederken, “Artık yetki senin; asarsın, kesersin, her şeyi yaparsın” şeklindeki ifadesi! Başbakan bu sözü ile kendisine verilen yetki ile, asmayı, kesmeyi ve her şeyi yapmayı hak görüyor olmalı. Oysa bu toplum kendisine başbakanlık yetkisini verirken, beni as, beni kes ve istediğin her şeyi yap diye vermedi. Ben seni seçiyorum, benim adıma bu ülkeyi iyi idare et, problemlerime çözüm bul, kaynaklarımı yerli yerinde kullan israf etme, çalma, çaldırma, miras malı gibi satma. Bu ülkenin vatandaşı olarak sağlıklı yaşamak, iyi eğitim almak, huzur içinde hayatımı devam ettirmek istiyorum. Benim ve çocuklarımın geleceğinin ne olacağını düşünmek istemiyorum. Benim adıma düşünen, benim adıma en iyiye karar veren, benim çıkarlarımla beraber tüm toplumun çıkarlarını koruyacağınızı düşündüğüm için, size verilen bu yetkiyi kullanırken tüyü bitmemiş yetimin hakkını gözetin diye sizleri seçtim. Unutmamak gerekir ki asıl olan millettir. Vekaleten verilen yetki geçicidir. Her şakanın altında bir gerçek yattığı gibi aslında başbakan kafasının arkasındaki gerçek düşünceyi ortaya koymuştur. Başbakan olmayı asmak, kesmek ve her istediğini yapmayı kendisine hak görmektedir. Oysa bu cumhuriyeti kuran insanın bakış açısına da bakmak gerekir. Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastlar. Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu. Merhaba nine Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle; Merhaba dedi. Nereden gelip nereye gidiyorsun? Kadın şöyle bir duraklayıp, Neden sordun ki, dedi. Buraların sahibi misin? Yoksa bekçisi mi? Paşa gülümsedi. Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır. Buranın bekçisi de sahibi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı. Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetiştiği kavruk köylerin birindenim. Bizim muhtar bana bilet aldı trene bindirdi, binip Angara'ya geldim. Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni? Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da.... Benim iki oğlum gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende muhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı. Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan beri böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey. Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadının birden yüzü sertleşti. Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden gurtardı. Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu,çok duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek, Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu. Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor. Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu. İkisi de ağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı; Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi; Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun." Bir, cumhuriyetimizin kurucusu ATATÜRK’e bakın bir de Başbakan’ın zihniyetine bakın. Atatürk cephelerde kuru ekmek yiyerek, savaşarak halkı ile bütünleşerek bu cumhuriyeti kurup yönetti. Başbakansa Tamincelerin yedi yıldızlı otellerinde zevkü sefa sürüp halkı azarlayarak bu ülkeyi yönetiyor. Dördüncü sınıf öğrencisine as , kes önerisinde bulunacak dünyada başka başbakan var mı acaba? Ne kadar şanslıyız!!! Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 3 yorum yazılmıştır. Mehmet Köroğlu
[ 06 Ağustos 2010 11:49 ]
Hangimiz gördüğü bir olumsuz durum ve/ veya tutum karşısında; "Ah ben bir başbakan olacağım ki... Ah bir Cumhurbaşkanı olsam... Genel Kurmay Başkanı ben olmalıyım ki... Okul müdürü ben olacağım ki..." türünden hayıflanıp asma kesme sevdalısı tavırlar sergilemedik ki?! Ancak, Türkçede bazı kelime, kavram ve sözler asli anlamıyla; bazıları mecaz anlamıyla; bazıları da hem asıl hem de mecaz anlamıyla kullanılır.Sayın başbakanın burada sözünü mecaz anlamda kullandığını düşünüyorum.Aksi halde maksadı aşan bir durum çıkar ortaya. Bence tartışılacak konu değil. ertan danacı
[ 10 Haziran 2010 00:09 ]
ahmet hocam 1995 eylül stajer mob. dek. öğrtm.osmaniye çıraklık eğt.'den selamlar tüm arkadaşlara MEHMET İŞLER
[ 03 Mayıs 2010 20:39 ]
Yandaş medyanın gündeme bile taşımadığı asarsın.kesersin ifadesini kamuoyunun dikkatine sunan Ahmet Rasim Beyi tebrik ediyorum. Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
SON DAKİKA HABERLERİBakana Osmaniye Hakkında 12 Soru?
Milletvekili Hakan Coşkun, Bakana Osmaniye MEMdeki görevledirmelerle ilgili 12 soru sordu DUYURULAR
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Türk Eğitim Sen Osmaniye Şubesi Tel: (0328) 814 87 73 | Faks: (0328) 813 33 31 Tasarım & Teknik Destek: Yonca Dizayn Yazılım: MyDesign |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||