| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anasayfa Haber Ara | Anketler | RSS Kaynağı| Foto Galeri| İletişim| Ziyaretci Defteri | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Ekmek-Emek ve Hak
Ankara Sakarya Caddesinde naylon cadırlar altında, karton kutular üzerinde ekmek, emek ve hak mücadelesi veriliyor. Bu mücadele kutsal bir mücadeledir. Eğilmeyen, bükülmeyen dirençlerini ilk günkü kadar taze tutan bu insanları kutlamak gerek. Kutlamak yetmez destek olmak gerek. Destek olmadığımızda ise yeni personel yasası ile sıra bize gelecektir. Çünki bu eylem çalışanların direnç noktasıdır. Tekelcilerin başarıya ulaşması emek kesimini oluşturan herkesin ekmek, emek ve hak mücadelesinde yeni bir kale kazanması demektir. Bu mücedeleyi sadece televizyondan seyretmek yetmiyor. O insanlarla beraber çektikleri sıkıntıları yaşamak gerekiyor. 20 Şubat 2010 da Hak-İş ve Memursen dışındaki tüm sendikalar, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve vatandaşlar destek için Sakarya Caddesi’ndeydi. Kırk bin kişilik çok büyük bir kalabalık destek verdi. Bu destek işçileri oldukça memnun etti. Türk İş Başkanı Kumlu siyasilere seslendiği konuşmasında “uyuyan devi uyandırdınız” diyerek daha önce bir araya gelmesi hayal bile edilmeyen kurumların ve grupların konu emek olunca bir araya geldiğinin mesajını verdi. Bu kadar insanın neden eylem yaptığına da bakmak gerekmiyormu? Yoksa bu insanlar nostalji olsun diyemi naylon çadırlarda günlerini geçiriyor. Olayların bu noktaya neden geldiği için geriye dönüp yaşanan sürece bakmak gerekiyor. Türkiye’nin üretimden satışlarda en büyük 8. Firması, karlılıkta 5. firması olan Tekel’in dünyanın 5 büyük sigara üreticisi, Avrupa’nın 80 büyük içki üreticisi arasında yer almaktadır. TEKEL işçilerinin çalıştığı işletmeler önceden özelleştirildi. Özelleştirme bedeli 292 milyon $. Alan firma aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra 900 milyon $ bedelle başkasına sattı. Yani babalar gibi sattılar. Birileri bunu ticarettir satar diyerek açıkladı. Şimdi işçiler tasfiye edilmek isteniyor. Oysaki özelleştirme işçinin kazanılmış hakkını yemek, çalışanı işsiz bırakmak değildir. İstihdamın korunması, çalışanın haklarının korunması özelleştirmenin temel felsefesidir. Hükümet, TEKEL işçilerini 4/C kapsamında çalıştırmak istiyor. 657 sayılı devlet memurları kanununun 4. maddesi, kamuda istihdam şekillerini tarif ediyor. 4. Maddenin C fıkrası da geçici personel çalıştırmayı düzenliyor. Bu madde aynen şöyledir: “C) Geçici personel: Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğunda Devlet Personel Dairesinin ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir.’’ TEKEL işçisi hükümet tarafından kapının önüne bırakılmıyor... Ancak tüm hakları elinden alınarak, daha beter duruma sokuluyor. İşçi statüsünden, işçi ve memur dışında, geçici personel statüsüne geçiriliyor. 12 ay maaş alacakken, yılda 10 ay maaş alıyor. 2 ay aç kalacaklar. Maaşları yüzde 60, yüzde 70 düşüyor. Tekel işçisi buna da razı, yeterki özlük haklarıma dokunma diyor ama dinleyen kim. Başbakan devlette çalışan, vergi veren işçileri, yetim bırakıyor. Üstelik de zeytinyağı gibi üste çıkıyor... Bunlara “yetimin parasını yedirtmem” diyor. Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. UĞUR
[ 18 Mart 2010 20:32 ]
başkanım yüreğine, kalemine, diline sağlık. AMMA BÖYÜKLERİMİZ DAHA EYİSİNİ BİLİR:)) HEP DEDİĞİN GİBİ Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
SON DAKİKA HABERLERİBakana Osmaniye Hakkında 12 Soru?
Milletvekili Hakan Coşkun, Bakana Osmaniye MEMdeki görevledirmelerle ilgili 12 soru sordu DUYURULAR
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Türk Eğitim Sen Osmaniye Şubesi Tel: (0328) 814 87 73 | Faks: (0328) 813 33 31 Tasarım & Teknik Destek: Yonca Dizayn Yazılım: MyDesign |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||