21 Kasım 2017 Salı
Anasayfa > Yazarlar > Doç.Dr. Fedai Çavuş > Türk Eğitim Sistemi ve PISA
Doç.Dr. Fedai Çavuş

Türk Eğitim Sistemi ve PISA

07.02.2014 14:26:11 Okunma Sayısı : 1230 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Doç.Dr. Fedai Çavuş

Pisa kulesi İtalya'nın kuzeyindeki Pisa şehrinde Piazza dei Miracolide (Mucizeler Meydanı) yer alan ve 1063-1090 yıllarında Pisa'nın gücünün, zenginliğinin ve refahının bir sembolü olarak Cenova ve Venedik'e rakip olarak yapılan şehir katedralinin çan kulesi, ana yapıdan ayrı olarak 1173'te yapılmıştır. Pisa Kulesi bitirildiği tarihten itibaren güneye doğru eğilmeye başlamıştır. Günümüzde, kulenin tepesinden güney yönünde aşağı sarkıtılan bir çekül 4 metre civarında bir yere inmektedir.

Ben bu yazımda sizlere elbette Pisa kulesini anlatmayacağım. Bu PISA başka. OECD'nin her üç yılda bir gerçekleştirdiği Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA-Programme for International Student Assessment).

PISA başta OECD ülkeleri (34 ülke) olmak üzere dünya ekonomisinin yüzde 80'ini temsil eden 65 ülkeden 15 yaşındaki öğrencilerin katıldığı, ülke eğitim sistemlerinin öğrencileri ne kadar iyi yetiştirdiğini ölçmek üzerine geliştirilen bir araştırma.

2000 yılında başlayan ve Türkiye'nin 2003-2006-2009 ve 2012 yıllarında dahil olduğu bu araştırmanın 2012 sonuçları geçenlerde açıklandı. 2012 sonuçlarına baktığımızda puan olarak azda olsa bir artış sağlamış görünüyoruz.

Türkiye PISA 2012'de toplam 65 ülke arasında genel ortalamada 45. sırada. Türkiye, Matematik'te 44, Okuma - Anlama Becerilerinde 42., Fen Bilgisi'nde ise 43. sırada. Bu sıralama ise OECD ortalamasının çok altında. OECD ülkeleri içerisinde Türkiye üzülerek ifade ediyorum ama 32. sırada.Geçtiğimiz ülkeler Meksika ve Şili

Türkiye PISA'da Yunanistan, Slovenya, İsrail ve Rusya gibi ülkelerin gerisinde, Endonezya, Ürdün ve Kazakistan'ın da aralarında yer aldığı pek çok Ortadoğu ve Asya ülkesinin önünde. Genel bir değerlendirme ile Türkiye ancak Latin Amerika, Afrika ve Orta Asya ülkelerini geride bırakabilmiş.

PISA sonuçları maalesef eğitim sistemimizin çok da iyi durumda olmadığını gösteriyor. Açıkçası çok yadırgadığım bir sonuç değil. Nedenine gelince. Ülkemizde iktidara gelen her yönetimin ilk yaptığı şey, doğru-yanlış, iyi-kötü demeden bir önceki iktidarın yaptıklarını beğenemeyip çöpe atmak.

Milli eğitim sistemimizde bu kötü alışkanlıktan nasibini fazlasıyla alan bir kurum. Bunun en basit örneğini son 10 yılda aynı siyasi partinin 5 tane Milli Eğitim Bakanı ile çalışmasıyla görmek mümkün. Her gelen bakan aynı siyasi partiden olmasına rağmen hepsinin eğitim uygulamaları birbirinden farklı. Akşam söylediğini sabah unutup başka bir şey söyleyebilen, vizyon sahibi olmayan yöneticilerle elde edilebilecek başarı herhalde ancak bu kadar olabilir.  

Eğitim alanında yapılan teknolojik yatırımlar(internet, akıllı tahta, tablet bilgisayar vs.) eğitim kalitemizin artması için çözüm olarak sunulmakla beraber istediğimiz kaliteyi yakalayamadığımız bir gerçek. Elbette teknik imkanlar artırılmalı fakat bunların yanısıra eğitim çalışanlarının sosyal ve ekonomik şartlarının da daha iyi hale getirilmesi gereklidir.

Kurumsallaşmış bir eğitim sistemimizin olmayışı başarısızlığın temelinde yer alıyor. Bunun yanısıra sadece fiziki şartları iyileştirmenin eğitim kalitesini artırmayacağını da anlamamız gerek. Başarılı olan ülkelerin bu başarıyı yakalamalarını sağlayan uygulamaların neler olduğu bir sır değil. Sadece bu uygulamaların Türk eğitim sistemine uyarlanarak içselleştirilmesi gerekli.

Sözün kısası, dün birbirini anlamayan nesillerden bahsediyorduk, bugün okuduğunu anlamayan nesillerden şikâyetçiyiz. Korkarım yarınki nesiller yazdıklarını okuyamayan nesiller olacak. Eğitim sistemimiz heryıl maalesef Pisa kulesi gibi bir tarafa yatıyor. Düzeltmek için yeni Mimar Sinan'lardan ziyade eğitimden anlayan insanlara ihtiyaç var sanırım.

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.