23 Kasım 2017 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Doç.Dr. Fedai Çavuş > Televizyon ve İnternet Ahlakı
Doç.Dr. Fedai Çavuş

Televizyon ve İnternet Ahlakı

07.02.2014 14:51:19 Okunma Sayısı : 2152 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Doç.Dr. Fedai Çavuş

İnsanları birtakım hedeflerden alıkoymak istiyorsanız onları oyalayacak, hedeflerinden uzaklaştıracak unsurlar sunmanız gerekir. 1970'lerde ortaya atılan "savaşma seviş" felsefesi o dönem Avrupa ve Amerika'da yeni bir nesli ortaya çıkarırken, Türkiye aynı dönemde fikir mücadelesinin belki de en şiddetli şekilde yaşandığı bir süreci yaşıyordu.

İnsanları ideallerden uzak tutmanın, ülküleri uğruna çaba göstermelerinden alıkoymanınbugün geçerli olan üç temel unsuru bulunmaktadır.

Futbol, Eğlence ve Fuhuş.

Erkelerin birçoğu için genelde spor özelde ise futbol hayatın anlamı haline gelmiştir. Bir zamanlar sahalarda oynarken şimdilerde televizyon ekranı karşısında saatlerce futbol müsabakaları izlenip yorumları dinlenmektedir.

Sabah akşam televizyon ekranları herhangi bir amacı olmayan, sadece vaktimizi boşa harcayarak geçirmemizi sağlayan eğlence programları ile işgal edilmektedir. Gündüzleri kadınlar evlerinde çöpçatanlık programları ile vakitlerini geçirirken, akşamları ise hertürlü ahlaksızlık ve yozlaşmanın olağan olarak algılanmasını sağlayan televizyon dizileri zamanımızın çoğunu almaktadır.

Diğer yandan fuhuş olayları maalesef ülkemizin fazla görünmeyen ama en önemli sorunlarından birisi haline gelmiştir. Son dönemlerde çocuk yaşta evlendirilen kızlarımızın haberleri dikkatleri çekmiş olsa da genel anlamda bu ahlak sorunu derinden derinden büyümeye devam etmektedir. Kanunlarda suç olan zinanın 2004 yılında şuç olmaktan çıkarılması da bu yangını körükleyen bir diğer unsur olmuştur.

Bu sorunların içine yuvarlanmamızın en temel sebeplerinden birincisi televizyon dünyası. 1990'dan sonra tek kanallı dünyamız birdenbire renkli ve çok kanallı hale gelirken bu dünya üzerindeki kontrol kaybolmaya başladı. Ekonomik sıkıntılar kadınları evden uzaklaştırıp iş hayatına dahil ettikçe çocuklarımızın bakıcısı televizyonlar oldu. Yeni yetişen taze beyinler televizyonda gördüklerini gerçek dünya olarak algıladılar. İster istemez akranları ile bu sahte dünyanın gerçekliğini yaşamaya başladılar.

Bugün televizyonun yanına internet eklendi. İnternet televizyonlara göre kontrol edilmesi çok daha zor bir dünya. İnternet çocuklarımızın bireysel olarak kullandığı bir mekanizma ve bugün akıllı telefonlar aracılığı ile sadece evimize değil cebimize girmiş durumda. Bu sistem içerisinde gayri ahlaki hertürlü unsur kolayca yayılabilmekte.

Peki ne yapabiliriz?

Çocuklarımızın İslam ahlak ve fazileti, Türklük gurur ve şuuruyla yetişebilmesi için öncelikle yeni nesle bu iki değerin anlamını en güzel şekilde vermeliyiz. Eğitim sistemini milli ve manevi değerlerden beslenen ve akılcı bir sistem oluşturma stratejisi ile yeniden ayağa kaldırmak zorundayız. Ne zaman mı? Hemen şimdi, kendi çocuklarımızdan başlayarak, İslam ahlak ve fazileti Türklük gurur ve şuuru ile donamış insanları yönetime getirerek.

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.