24 Kasım 2017 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Doç.Dr. Fedai Çavuş > Suriye Türkmenleri
Doç.Dr. Fedai Çavuş

Suriye Türkmenleri

06.03.2015 21:02:55 Okunma Sayısı : 2279 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Doç.Dr. Fedai Çavuş

Türkmenler Suriye topraklarına 6. yüzyılda gelmeye başlamışlar, ilerleyen yüzyıllar içerisinde farklı zaman dilimlerinde, farklı yollarla bu coğrafyayı kendilerine yurt edinmişlerdir.

Suriye'de 2010 yılı rakamlarına göre yaklaşık 3,5 milyon Türkmen nüfus yaşıyordu.

Bugün ne kadar kaldılar meçhul.

Bu rakam toplam nüfusun yaklaşık yüzde 15'ine denk geliyor.

Hangi bölgelerde ne kadar Türkmen var diye bakarsak;

Halep: 975.000 Humus: 835.000  Şam: 460.000  Lazkiye:385.000  Hama:350.000

Bunlar en kalabalık olunan yerler. Diğer yerler ise Tartus, Rakka, İdlib, Dara vd.

Bu konuya nereden geldim?

3 Mart akşamı Türk Ocağı Osmaniye şubesi olarak Gaziantep'te yaşamaya çalışan bir grup Suriyeli Türkmen kandaşımızı konuk ettik.

Dünyanın ve maalesef Türkiye Cumhuriyetini yöneten zihniyetin Suriye'deki Türkmen kardeşlerimizi görmemelerini onların ağzından dinledik.

Türk olmak, Müslüman Türk olmak ne kadar büyük bir suçmuş(!) bir kez daha anladık.

Esad rejimi ile Türkiye Cumhuriyetini yönetenler ne zaman bir araya gelseler oradaki Türkmenlerin başına gelen kötü olayları, ölümleri, işkenceleri, tecavüzleri dinledik yaşayanlardan.

Yurtlarından sürüldüler önce Suriye içinde.

Yaşanılır hale getirdikleri yerlerden zorla koparılıp yaşanması en zor topraklara sürüldüler.

Sonra olmadı Baas rejimi en şiddetli şekilde saldırdı üzerlerine.

Zaman değişti, birlikte tatil yapanlar can düşmanı oldu.

Olan yine Türkmen kandaşlarımıza oldu.

Yine işkence, yine tecavüz, yine ölüm.

Cenevre'de barış için yüzden fazla ülkenin başkanları, bakanları toplanıp konuşurken birkaç saat içinde 18.000 Türkmen'in  atılan bombalarla nasıl yok edildiğini öğrendik.

Türkiye'ye, kardeşlerine sığınan Türkmenlerin ülkemizde, diğer sığınmacılara göre ikinci değil üçüncü sınıf insan muamelesine tabi tutulduklarını öğrendik.

Gönüllerini açabildikleri, dertlerini paylaşabildikleri tek kapılarının Türk Ocakları, Türk Milliyetçileri, Ülkücüler  olduğunu öğrendik.

117 yaşındaki Malatya kampında yaşayan nenemizin 100 yıldır Türk bayrağına hasret kaldığını, kumanyanın üstündeki bayrağı gördüğünde gönlünden, gözünden dökülen yaşları öğrendik.

Türk olamayan, Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alanlar Türkiye Cumhuriyetini yönetiyorsa hatayı kendimizde aramamız lazım.

Tanrı Türk'ü korusun ve yüceltsin, İslamın kılıcını keskin eylesin.

Gazeteci-yazar Mustafa Aslan'ın şiirinden birkaç satırla bitirelim. Sağlıcakla...

Yok öyle! 
Türk Telâfer'de ağlar, Türkistan'da inlerse 
Türk Kerkük'ün sesini Kafkasya'dan dinlerse 
Haçlı, diyalogcuyla camilerden ürlerse; 
Türk'üm diyemeyenden Türklüğe baş olamaz, 
Türk Türk'ü korumazsa Tanrı Türk'ü korumaz! 

............

Yok öyle! 
Türk Beyler dirilecek, târih tekrâr edecek 
Zâlimin saltanatı mutlak sona erecek 
Gülecek mazlûm yüzü, zalimler inleyecek; 
Lazım olduğu zaman kılıç kında kalamaz, 
Türk Türk'ü korumazsa Tanrı Türk'ü korumaz! 

 

Etiketler : Suriye Türkmenleri
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.