23 Eylül 2018 Pazar
Anasayfa > HABERLER > Sayın Valim Kurt’tan mı, yoksa Kuzu’dan mı sorumlusunuz?

Sayın Valim Kurt’tan mı, yoksa Kuzu’dan mı sorumlusunuz?

11.09.2018 17:23 12 14 16 18 yazdır
Sayın Valim "Fırat'ın kenarında bir kuzuyu kurt kapsa yarın adli ilahide Ömer'den sorulur." cümlesinde dile gelen hakikat üzerine Kurt’tan mı, yoksa Kuzu’dan mı sorumlusunuz? Üstünlerin Hukukundan mı, yoksa Hukukun üstünlüğünden mi yanasınız?
Sayın Valim Kurt’tan mı, yoksa Kuzu’dan mı sorumlusunuz?

Osmaniye Valisi Sayın Ömer Faruk COŞKUN’a açık mektuptur.


SAYIN; ÖMER FARUK COŞKUN

OSMANİYE VALİSİ

 

Sayın Valim ilimize atandığınız vakit hayırlı olsun ziyaretinde size Osmaniye’deki genel durumu arz etmiş, Osmaniye dışına taşınmak istenilen okulları ve yönetici atamalarında ki adaletsizliği dile getirmiştim. Ayrıca Şehit Binbaşı Adil Karagöz Anadolu Lisesinin bahçesinde keşif yapan ve bu okulu kız imam hatip lisesine çevirmek için keşif yapıyoruz diyen sakallı ve sarıklılardan bahsederek Osmaniye’yi sendika/dernek/vakıf/tarikat/cemaat/cemiyet görünümlü kişi ve kurumların yönettiğini arz etmiştim.

 

Sizde ilgili devlet kurumları ve paydaşlar arasında küçük çalıştaylarla sorunları tespit ederek çözüm yollarını inşallah birlikte bulacağız demiştiniz.

 

Sayın Valim yine size yapmış olduğunuz hayırlı olsun ziyaretinde; Osmaniye Valiliği yerleşkesinde yaptırılan Atatürk Anıtında yer alan Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda durmadan ve yılmadan ilerlemektir.“ sözünün anıttan kaldırıldığını sendikamızca yapılan yazışmalarda sözün iklim şartları nedeniyle düştüğünden dolayı tekrar yerine yapıştırılamadığı ifade edilmiş, biz yaptıralım talebimize ise cevap verilmediğini arz etmiştim.

 

15 Temmuz 2016 anısına söz konusu Atatürk Anıtına, “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.  Ne Mutlu Türküm Diyene Mustafa Kemal Atatürk” veya Mustafa Kemal Atatürk’ün ilimizi ziyaretlerinde söylediği, "Osmaniye Kasabasını ve buranın halkını ziyaret edebildiğimden çok memnun oldum. Halkın gösterdiği kalbî ve samimî tezahürattan fevkalâde mütehassisim. Bu güzel kalpli mert insanlar arasında daha ziyade kalmak saadeti içün ayrıca fırsat arayacağım. 16 Kânunusani 1341/Gazi Mustafa Kemal" yazısı yazılmasını talep etmiştim.

 

Sayın Valim yine iade-i ziyaret kapsamında sendikamızı ziyaret etmeniz bizi çok mutlu etmiş o görüşmemizde de aynı şeyleri tekrarlamış ve Devletimizin emrinde olduğumu söylemiş ve tek talebimizin “Normal eğitimde sabah derslerin saat 8.00’da başlatılıp öğle saat 13.00'da derslerin bitirilip öğrencilerin yemeklerini evde yemesi sorunu ortadan kaldıracaktır.” diyerek arz etmiştik.

 

Sayın Valimiz, Türkiye Kamu-Sen'i Ziyaret Etti

http://www.tesosmaniye.com/sayin-valimiz--turkiye-kamu-sen39-i-ziyaret-etti-2301h.htm

 

Sizin direktifleriniz ile Sayın Milli Eğitim Müdürümüzün başlattığı çalışmayla ikinci dönem Osmaniye ilimiz Merkez ilçemizde 12 okulumuzda öğle arası olmayacak ve pilot uygulama yapılmıştır. Sayın Valimiz ve Millî Eğitim Müdürümüze göstermiş oldukları hassasiyetten dolayı tekrar teşekkür ediyoruz.

 

Pilot Okullarda Tam Gün Eğitimde Öğle Arası Kaldırıldı

http://www.tesosmaniye.com/pilot-okullarda-tam-gun-egitimde-ogle-arasi-kaldirildi-2504h.htm

 

Fakat geçen bir yıllık süre zarfında görülmüştür ki görüşmelerimizdeki konularla ilgili ki bir arpa boyu yol alınamamıştır.

 

TÜRKİYE KAMU SEN’İN CEFAKÂR VE YİĞİT TEMSİLCİLERİ MÜLAKAT KILIFI ALTINDA YANDAŞ KADROLAŞMAYA VE KIYIMA KURBAN EDİLMİŞLERDİR

 

Şöyle ki; Geçtiğimiz günlerde iki defa yapılan yönetici atamalarında;

 

Son 10 yıldır kendi ülkesinde Kunta Kinte muamelesi yapılarak zulme uğrayan fakat menfaatleri ve korkuları için mevzi alanlara inat, milli değerleri ve ülkesi adına dik duruş sergileyen "Vatanın, Ha Ekmeğini Yemişim, Ha Uğruna Kurşun" diyebilmiş, diyebilen ve diyebilecek Türkiye Kamu Sen’in cefakâr ve yiğit temsilcileri;

 “Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;”

Misali yine özellikle mülakat kılıfı altında yandaş kadrolaşmaya ve kıyıma kurban edilmişlerdir.

 

Şöyle ki, 5 Nisan-3 Mayıs 2018 tarihleri arasında İl Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlendirmelerine ilişkin başvuru yapan adayların mülakatları yapılmış 07 Mayıs 2018 tarihinde mülakatsonuçlarının açıklanması gerekirken önce 25 Mayıs 2018'e sonrada 24 Haziran seçim sonrası olan 26 Haziran 2018 tarihine çekilmiş ve bu tarihte sonuçlar açıklanmıştır.

 

Hayatın olağan akışı içerisinde mülakatların ya yapıldığı gün ya da bir gün sonra açıklanması gerekmektedir hukuki normlar, ahlaki ve etik ilkeler bunu gerektirmektedir.


7 Mayıs tarihinde ilan edilmesi gereken yönetici atama sonuçlarının 26 Haziran tarihine ertelenmesinin nedeni artık gün gibi ortadadır. MEB teşkilatlarındaki bazı kriptolar gizli kapaklı işlerinde daha iyi organize olmak için MEB yöneticilerini de bu suça alet etmiş ve sonuçların açıklanmasını ötelenmesini sağlayarak, MEB’in işleyişine ayar vermiştir.

 

Osmaniye ilimizde önceki sonuçların tamamı listeler halinde yayınlanıyor iken bu defa şifreli bir biçimde hiç kimsenin birbirinin sonucunu görmeyecek şekilde açıklanmıştır.

Yine önceki dönem atamalarında Sendika ilçe başkanının hanımına 90, sendika ilçe yöneticisinin kardeşine 90, sendikalı okul müdürünün hanımına 95, sendikanın delegesi ve işyeri temsilcilerine 90'ar, sendika yöneticilerine 90'ar, sendikalı karı koca eşlere 95 verilmiştir. Görevden alınmış 3 defa dava kazanmış fakat göreve iade edilmemiş genç eski müdürümüz ve TES ilçe başkanımıza 60, yine bir başka TES ilçe başkanımıza 60, yine bir başka TES ilçe başkanımıza 50 verilmiştir. Yandaş kadrolaşma eş, kardeş durumuna sıçramıştır.

 

OSMANİYE DE MERDİVEN ALTINDA MİLLİ EĞİTİMCİLİK OYNAYANLAR KİMLERDİR?

Osmaniye de mesleki eğitimi katleden, meslek liseleri açmayan, merkezi okulları imam hatibe çeviren, binasız okullarda misafir imam hatipler açan, öğrenci velileri servis parası ödememek için imam hatibe yönlensin diye merkezi okulları şehir dışına taşımaya çalışarak yerlerine imam hatip açmaya çalışan ve bu şehrin çocuklarını okulsuz bırakan kimlerdir, hangi gruplardır, hangi cemaatlerdir, hangi vakıflardır? Merdiven altında milli eğitimcilik oynayanlar kimlerdir? Okul bahçelerinde imam hatibe dönüştürme keşfi yapan, milli eğitimdeki toplantılara katılan bu sakallı ve sarıklılar kimlerdir? 

 

Sayın Valim, ilimiz merkez ilçesinde bulunan Yavuz Sultan Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Şehit Binbaşı Adil Karagöz Anadolu Lisesinin Bölge Trafik Denetleme İstasyonunun arka tarafında bulunan ve yeni yapılan okullara taşınması eğitim açısından fayda değil zarar getirecektir.

 

Şöyle ki;

 

Öncelikle bu durumu size bizzat bir mektup yazarak ifade etmeye çalışmıştım. Fakat olumlu bir gelişme olmamıştır.

 

Ticaret Lisesi Yeni Binaya Taşınamaz

http://www.tesosmaniye.com/ticaret-lisesi-yeni-binaya-tasinamaz-2779h.htm

 

Yavuz Sultan Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (Eski adıyla ticaret lisesi merkezi yerde spor salonu var) ile Şehit Binbaşı Adil Karagöz Anadolu Lisesi (yurdu var) binalarına göz dikip buraları imam hatip lisesine/ortaokuluna çevirerek cazip merkezi yerlerdeki bu okullar öğrenciyle doldurulmaya çalışılmaktadır. Fakat ülke genelinde 120 bin imam hatip lisesi kontenjanı boş kalmıştır Osmaniye’mizde kaç kontenjanın boş kaldığını bilmemekle birlikte bugün ilimizde ilkokul ve ortaokullarda sınıf mevcutları 40’ın üzerine çıkmış olmasına karşılık Osmaniye’deki imam hatip okullarının boş sınıflarının da hesaba katarsak inanın her üç imam hatip okulunda ikisi fazladır.

 

Endüstri Meslek Liseleri, ticaret meslek Liselerinin, kız meslek liselerini öğrenci kontenjanları azaltılmakta veya bu okullar kapatılarak bu okulları tercih edecek öğrenciler imam hatip liselerine yöneltilmektedir. Özellikle Osmaniye’mizde bu okullar Osmaniye merkez yerleşim yeri dışına ya da uzak mahallelere taşınarak bu okulların binaları imam hatip yapılmaya çalışılmaktadır. Bu okullar uzak yerlere açıldığı ya da açılacağı için de meslek liselerini tercih edecek velilerin servis parası ödememesi için imam hatipleri tercih etmesi sağlanmaktadır.

 

Okulların imam hatiplere dönüştürülmesi ve meslek liselerinin kapatılması operasyonu;

 

1-Mehmet Akif Ersoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (Eski adıyla kız meslek lisesi merkezi yerde) yapılmış kamuoyuna bu operasyonun yapılarak bu kız lisesinin taşınarak yerine kız imam hatip lisesi açılmaya çalışıldığı duyurulmuş akabinde öğrenci velilerin gayret ve çabası ve dönemin valisi tarafından iptal edilmiştir.

 

2- 19 Mayıs Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Osmaniye Mesleki Eğitim Merkezinin bir katına bir gıda sınıfı iki bilişim sınıfı olarak sığıntı olarak yerleştirilmiş, bu senede kontenjan açılmayarak öğrenci kaydı yapılmamıştır. Dolayıysa 2-3 yıldır kontenjanlarla oynanarak okul kapatılma aşamasına gelmiştir. 19 Mayıs Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi binasına Mehmet Akif İlkokulu taşınmıştır.

 

3- Rahime Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Belediye yeni binası yanında merkezi yerde iken aşağı mahalleye taşınmış yerine ise Namık Kemal Ortaokulu gelmiştir bu okulun yerine ise Mücahit Soydemir İmam Hatip Ortaokulu gelmiştir.Şehir merkezinden uzak olan Meslek Liselerinin öğrenci sayıları artmış mıdır? Azalmış mıdır? Araştırmak gerekir ama görünen köy de kılavuz istemez operasyonun adı meslek liselerinin şehir dışına çıkarmak merkezi yerleri imam hatibe çevirmektir.

 

4- Bahçe ilçesinde Bahçe Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bahçe Endüstri meslek lisesi binası içine taşınmak istenmiş müfettiş raporu olumsuz geldiğinden taşınamamıştır.

 

5- Düziçi Şehit Üsteğmen Yusuf Tunaboylu YİBO, yatılı imam hatip okuluna dönüştürülmektedir.

 

6- 1600 öğrencinin balık istifi yapıldığı Kadirli 100. Yıl İlkokulu/Ortaokulu biran önce sağlıklı eğitim ortamına kavuşturulması gerekmektedir. Bina sorunun çözümü için okul arsası yeterli değildir demek çözüm değildir. 32 Derslikli olarak TOKİ tarafından yapılan ve şu an 13-14 derslik başına öğrenci düşen Kadirli İmam Hatip Orta Okulunun 15 Temmuz Orta Okulu çatısı altında birleştirilerek bu okula Kadirli 100. Yıl İlkokulu/Ortaokulunun taşınması gerekmektedir.

 

7-1100 öğrencisi olan Şehit Binbaşı Adil Karagöz Anadolu Lisesinin (yurdu var) yerine 80 öğrencisi olan ve binası olmadan açılan Hayrettin Mennan Kız İmam Hatip Lisesi yerleştirilmiş olup amaç kız yurdundan faydalanarak barınma sorunu yok diye imam hatip öğrencilerine okulu cazip hale getirmektir. Binbaşı Adil Karagöz Anadolu Lisesi adrese dayalı kayıt yapmıştır. Şimdi bu okulun öğrencileri hangi parayla adrese dayalı kayıtlı okulundan 8-9 km uzaktaki okula gidebilecek bunların parasını kim karşılayacaktır.     Bu okula öğrencilerin ücretsiz servisle taşınması ile ilgi bir planlamanız olacak mıdır? Okulların açılmasına 1 hafta kala bu okul nasıl taşınacaktır? Yolu olmayan, kanalizasyonu olmayan, Türk Telekom’un 4 ayda internet veri tabanı hazırlama zamanımız olur diyen bu okul nasıl yazışmaları yapacaktır.

 

8- 1000 öğrencisi olan Yavuz Sultan Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin (Eski adıyla ticaret lisesi merkezi yerde spor salonu var) yerine yıllardır binası olmadığı halde başka okullarda kiracı olarak açılan Merkez İmam Hatip Ortaokulu taşınmış olup amaç okulun spor salonun düğünlere kiralanarak buradan gelen geliri imam hatip öğrencilerine burs vererek okulu cazip hale getirmektir. Şimdi bu okulun 750 dar gelirli öğrencileri hangi parayla adrese dayalı kayıtlı okulundan 8-9 km uzaktaki okula gidebilecek bunların parasını kim karşılayacaktır. Bu okula öğrencilerin ücretsiz servisle taşınması ile ilgili bir planlamanız olacak mıdır? Okulların açılmasına 1 hafta kala bu okul nasıl taşınacaktır? Yolu olmayan, kanalizasyonu olmayan, Türk Telekom’un 4 ayda internet veri tabanı hazırlama zamanımız olur diyen bir bilgisayar okulu nasıl eğitim verecek, nasıl yazışmaları yapılacaktır?

 

Yavuz Sultan Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin (Ticaret Meslek Lisesi) 988 öğrencisinden 750’sı maddi imkânsızlıklar nedeniyle özel Servis tutamamakta ve okula yaya olarak, bisiklet veya dolmuş ile gelmektedir. Okul taşındığında ise Bölge Trafik Müdürlüğü civarına maddi imkânsızlık nedeniyle öğrenciler servis ile gidemeyeceklerdir. Bu durum okulun önümüzdeki yılarda çok ciddi öğrenci sayısının düşmesine neden olacaktır.

 

Ayrıca okulun küçük sanayi sitesine yakın olması nedeniyle hafta sonları 240 öğrenciye Mesleki Açık Lise dersleri verilmektedir. Okul taşınırsa ulaşım sıkıntısı nedeniyle Açık Lise öğrencileri okulu tercih etmeyecek ve Açık Lise kapanacaktır.

 

Çardak civarındaki Bina da yol, internet, öğrenci sıra ve masası, idari odalar ve diğer bölümler eğitim öğretime hazır değildir. Bu malzemelerin temini tahminen en az 60 gün sürecektir. Okulların açılmasına 15 gün kala bu uygulama sizce ne kadar adildir. 3 ay yaz tatilinde Milli Eğitim müdürlüğü ne yapmıştır.

 

Geçici kabulü yapılan ve sayfalarca eksiği bulan bu okullarda nasıl eğitim öğretim yapılacaktır.

 

Yavuz Sultan Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 6 bilgisayar laboratuvarına sahiptir. Bilgisayar laboratuvarı olmayan meslek lisesi standart tip projesi ile inşa edilmeyen düz okula taşımakta nasıl bir kamu yararı bulunmaktadır?

 

Yeni yapılan bina meslek lisesine uygun değildir. Meslek Lisesini 6 adet Bilgisayar Atölyesine ihtiyacı vardır. Yeni yapılan bina Anadolu Lisesi olarak yapılmış olup 3 adet fen ve kimya laboratuvarı vardır. Bu Laboratuvarlarda maddi değeri 60 bin TL civarında olan 60 adet ayaklı lavabo mermer tezgâh ve çeşme bulunmaktadır. Bunlar sökülüp yerine Bilgisayar Atölyesi yapılacaktır. Devlet yaklaşık olarak 60 bin TL zarara uğrayacaktır.

 

Mücahit Soydemir İmam Hatip Ortaokulu öğrenci bulamaz iken ve okulun 2 katı öğrencisizlikten boş iken Yavuz Sultan Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi taşıyıp yerine Merkez İmam Hatip Ortaokulunu taşımakta nasıl bir kamu yararı bulunmaktadır?Merkez İmam Hatip Ortaokulunun Yavuz sultan Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin Binasına taşınması yerine, Mücahit Soydemir İmam Hatip Ortaokuluna taşınmasının daha faydalı olacaktır. Mücahit Soydemir İmam Hatip Ortaokulunda 32 derslik bulunmakta olup, derslik başına ortalama 10 öğrenci düşmektedir. Okulda 300 civarı öğrenci vardır. Okulun 2 katı boş durmaktadır. Merkez İmam Hatip Ortaokulu bina bulamamakta, Mücahit Soydemir İmam Hatip Ortaokulu ise öğrenci bulamamaktadır.

 

Merkez İmam Hatip Ortaokulu 6 yıl önce açılan bir okul olup, mevcut binası bulunmamaktadır. 2 yıl Saimbey ortaokulunda, 2 yıl Mahmut Ali Kirmit İlkokulunda, 2 yıl Mithatpaşa İlkokulunda eğitim görmüştür.  Binası olmayan bir okulu Milli Eğitim Müdürlüğü nasıl açmıştır. Niçin 6 yılda bu okula bir bina yapılamamıştır.

 

Yavuz Sultan Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin kapalı spor salonu bulunmaktadır. Taşınılması düşünülen binada ise spor salonu bulunmamaktadır. Bu durum öğrencilerin sportif başarısını düşürecektir. Okul sportif anlamda bu zamana kadar elde ettiği ulusal başarılarını kaybedecektir. Okulun 2 öğrencisi Halter Millli Takımında, 1 Öğrencisi Boks Milli Takımındadır. 1 öğrenci Mai-Tai Dünya Şampiyonu olmuştur. Okul 2014 TÜBİTAK Türkiye Şampiyonudur. Okul 2010 yılından itibaren uyguladığı AB Projeleri ile öğrenci ve öğretmenler 70 kez yurtdışı toplantılarına katılmış olup, bu sayı ile Osmaniye de 1. sıradadır.

 

Meslek Liselerinde akademik başarıdan çok sportif ve kültürel başarı ön plandadır. Okulun sportif anlamda bu zamana kadar elde ettiği ulusal başarılarını kaybedecektir.

 

Yavuz Sultan Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (Ticaret Meslek Lisesi)  1975’te kurulmuş ve yaklaşık 28 yıldır aynı binada eğitim yapmaktadır. Okul, kurumsal kimliği, on binlerce mezunu ile iyi bir kültürel birikime sahiptir. Okulun taşınması bunların yok olmasına neden olacaktır. İlin ikinci Ticaret Meslek Lisesine ihtiyacı var iken mevcut okulun yerinden taşınarak, Bölge trafik civarındaki yeni okul binalarından birisine taşınması okulu olumsuz etkileyecektir.

 

İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Yavuz Sultan Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin taşınıp taşınmaması için bu okulun yerine taşınmak istenilen Merkez İmam Hatip Orta Okulunun Müdürü Uğur MERTOĞLU muhakkik olarak görevlendirilmiştir. Bu nasıl bir görevlendirme mantığıdır?

 

Acilen yeni yapılan iki lise binası Anadolu Lisesi yapılarak boşta kalan öğrencilerin kayıtları yapılmalıdır.

 

Ayrıca liselere öğrenci yerleştirmedeki yeni sistemle ilgili eleştiri ve önerilerimizi

 

NİTELİKLİ OKULLAR?

http://www.tesosmaniye.com/nitelikli-okullar-2659h.htm

 

Kendi ülkemizde kunta kinte muamelesi görmekteyiz. İşgal ettikleri Devletin makamlarını "kesbi" değil de "vehmi" olarak elde edenlerin Devletin kadrolarını babasının malı gibi gören anlayışla ve Bürokratik oligarşiyle iş tutmaya alışmış kurum yöneticilerinin gerçek anlamda hak arama noktasında hiç bir kişisel hesaba girmeden sırf hakkın ve adaletin yanında olmaları mümkün değildir.

Hâlbuki saygın devlet, yönetim kademelerine ancak kesbi yollardan gelinebilen devlettir. Makamlarına gelenlerin neden o makamlara getirildiğine dair tüm kamuoyunun vicdanının rahat olduğu devlettir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'ın; "Benim bürokraside her zaman en büyük rakibim bürokratik oligarşidir. Siyasiler, bürokratik oligarşiyi mağlup ettikleri oranda başarılı olurlar. Buna inanıyorum" şeklinde ifade ettiği gibi,

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'ın; "...üstünlerin hukukunu mu oluşturacağız yoksa hukukun üstünlüğünü mü oluşturacağız? Üstünlüğün hukukunu oluşturmak için varsak insan olarak kendimizden utanmamız gerekir, ama hukukun üstünlüğünü oluşturmak için varsak o zaman yaradılışımızın gereğini yerine getirmiş oluruz. Bu hukuk hepimize lazım...." şeklinde ifade ettiği gibi,

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN'ın; "Eğer adalet yoksa, o devletin ayakta durması mümkün değildir. Hazreti Ömer 'El adlü esasül mülk' diyor. Mülkün esası, temeli adalettir. Bazıları bunu mal mülk anlamında anlıyor. Aslı o değil. Oradaki mülk ifadesi devlettir. Yani devletin esası adalettir, temeli adalettir. Eğer adalet yoksa o devletin ayakta durması mümkün değildir. Onun için adalet üzerine kurulu bir devlet? İşte hedef bu olmalı." şeklinde ifade ettiği gibi,

Kamuda Ülkücüler görevden alınır iken Başbakan olan Ahmet DAVUTOĞLU'nun; "Kim ne gerekçeyle ayrımcılık yapmak isterse karşısında bizi bulur,", "Bir kişinin bile hakkını yersek bu makamlar bize haram olsun" dediği gibi,

Sayın yetkililerimiz "Fırat'ın kenarında bir kuzuyu kurt kapsa yarın adli ilahide Ömer'den sorulur." cümlesinde dile gelen hakikati, kurt sofrasında parça parça edilen kuzuların çığlıklarını duymazdan gelerek ayakta duramazsınız. Çünkü sizler kurttan değil kuzudan sorumlusunuz bu hakikati unutmayın.

"Bir kişinin bile hakkını yersek bu makamlar bize haram olsun." diyen, bu hukuksuzluklar yaşanır iken milli eğitim yetkililerinden hesap sorulacak mıdır?

En basit hukuk kaidelerinin bile keyfi olarak ayaklar altına alınması mazur görülemez. Kamu idaresinin bir ciddiyeti vardır. Asgari düzeyde bile olsa kendisini kayıt altına aldığı usul ve esasları vardır. Adalet, hakkaniyet her işin olduğu gibi idarenin de temelidir. Bu sebeple adalet, hakkaniyet; birkaç kişinin keyfine ve karanlık ilişkiler ağının kuytu köşelerine terk edilemez.

 

Milli Eğitim Bakanlığının taşradaki üst düzey bürokrasisinin siyasal ve sendikal çevrelerle işbirliği yaparak kast sistemini çağrıştıran anlayışla yandaş olmayanlara kunta kinte muamelesi yapması kabul edilemez.

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." hadisinde ve
"Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; 
Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu..."
Dizelerinde vücut bulan felsefemize ve “Haksızlıklar karşısında ya da zulme şahit olduğunda susmak, engel olmaya çalışmamak yapılan zulme rıza göstermektir. Zalime destek olmaktır.” Minvali üzerine ben yukarıda sıraladığım haksızlıkları kabul etmiyorum.

 

Sayın Valim "Fırat'ın kenarında bir kuzuyu kurt kapsa yarın adli ilahide Ömer'den sorulur." cümlesinde dile gelen hakikat üzerine Kurt’tan mı, yoksa Kuzu’dan mı sorumlusunuz? Üstünlerin Hukukundan mı, yoksa Hukukun üstünlüğünden mi yanasınız? Bu soruların cevabını samimi bir şekilde kendi vicdanınıza vermenizi bekliyoruz.

 

Ahmet KANDEMİR

Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen

Osmaniye İl Başkanı

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri