23 Kasım 2017 Perşembe
Anasayfa > HABERLER > OSEV Göç Ateşini Yaktı

OSEV Göç Ateşini Yaktı

22.05.2017 22:28:18 Okunma Sayısı : 258 12 14 16 18 yazdır
Ulaşlı Toplulukları Kültür Araştırma Geliştirme ve Bilim Derneği Başkanı Baki Teke, öncülüğünde geleneksel hale getirilen 14. Göç ateşi şöleni 21 Mayıs 2017 Pazar günü Zorkun yaylası yolu üzeri Gölyeri (Ergenekon) mevkiinde yapıldı.
OSEV Göç Ateşini Yaktı

Yapılan konuşamalrda; Göç Ateşi'nin Türk milletinin Orta Asya'dan günümüze taşıdığı öz değerlerimizden birisi olduğunu ifade eden Baki Teke, şöleni Türk kimliğinin, Türk kültürünün, Türk birliğinin bir simgesi olarak kabul ettiklerini belirtti. Teke, "Bu şölen etrafında toplanarak birliğimizi, dirliğimizi hiçbir yabancı güce muhtaç olmadan sürdürmenin hazzını yaşamak ve bir toy düğün havası içerisinde bu birlikteliği gençlerimize aktarmak, onları tanıştırıp, kaynaştırmak istiyoruz" dedi.

Saygı duruşu ve istiklal marşımızın söylenmesi ile başlayan şölende Ulaşlının genel tarihi ve protokol konuşmalarının ardından ok atma yarışması,sinsin oyunu, folklor ekibi gösterisinin ardından göç ateşi yakıldı.






ULAŞLI AŞİRETİNİ TANIYALIM


Ulaşlılar, Oğuzların tarihinde çok önemli rol oynamış boylarından biridir. Ulaş adına ilk defa Türk destanlarında rastlanır. ";Dede Korkut"; destanlarının baş kahramanı Salur Kazan Bey';in babasının adı Ulaş';tır.
XIX. yüzyılda Nur Dağlarında Ulaşlı Kolu Ahmet Cevdet Paşanın ";Tezakir"; adlı eserinde 1865 yılında 5 aileden meydana geldiği bildirilmektedir:

1- Kellemenoğulları: Yarpuz (Cebel), Kellemen Küllüsü, Gökgöl, Türkü Yazısı, Tuz Taşı (Bizimkiler)
2- Karayiğitoğulları: Karayiğit Köyü, Türkü Yazısı (Bizimkiler)
3- Alibekiroğulları: Mitisin, Büyük Küreci, Harlık, Bacbel, Karakışla, Küllü
4- Kaypakoğulları: Kaypak (Serdar)
5- Çentoğulları: Çardak Köyü

Bu saydığımız ailelerin tasnifi Doğu Çukurova ve Nur Dağlarında bulunan Ulaşlılar içindir. Nur Dağlarından Yayladağı';na, Kırıkhan';a, İslahiye';ye kadar orman içinde ve dağ eteklerinde yerleşen Ulaşlılar';ın bir çoğu bugün Yarpuz Köyü olarak bilinen, dünün Cebel-i Bereket Sancağı olan merkezden dağılmışlardır. Halep';ten gelerek Kilis';e, İslahiye';ye, Gaziantep';e, Kahramanmaraş';a, Tunceli, Elazığ (Karakoçan) ve Erzurum taraflarına yerleşen tarihte Halep Türkmenleri olarak anılan grupta Ulaşlı oymaklarıdır.
MS. 1071 yılında ve belki de bir müddet önce Anadolu';ya giren Türkmenler içinde bulunan ULAŞLILAR yukarıda belirtilen yerler içinde kışlık ve yazlık olarak ikamet etmişler ve bugün ise yoğun olarak Osmaniye ve Nur Dağı boyunca yaşamaktadırlar. 1850 yılından sonra Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu kargaşa ve zayıf durum dolayısıyla ve bilhassa İngilizlerin pamuğa olan ihtiyaçlarından kaynaklanan baskıları, devletin para ve askere olan ihtiyacı dolayısıyla Doğu Çukurova';da bulunan Türkmenlerle Osmanlılar arasında silahlı çatışmalar olmuştur. Ulaşlılar ise 1865-1867 yılları arasında Nur Dağlarında Bacbel, Mitisin, Küllü, Karaçay';ın yukarı boğazlarını teşkil eden yerlerde silahlı çatışmalar yapmışlar ve Ulaşlılar da dağlardan dağ yamaçlarına doğru inmişlerdir.
1861 yılında Kellemenoğulları';nın ocağı diğer ağalar tarafından oymağın töresine aykırı hareketten dolayı batırılmıştır. 1865 yılında Fırka-i İslahiye (Abdülazîz Han devrinde güney ve güneydoğudaki âsileri yola getirmek için kurulan özel askerî birlik. İskenderun'dan Maraş ve Elbistan';a, Kilis';ten Niğde ve Kayseri'ye, Adana sâhillerinden Sivas';a kadar olan bölgedeki âsileri ıslâh etmek için kuruldu. Kumandanı Müşir Derviş Paşa, komiseri de Ahmed Cevdet Paşa olup, on beş piyâde taburu ve iki süvari alayından meydana geliyordu.) geldiğinde Karayiğitoğulları, Çendoğulları ve Kaypakoğulları vergi ve asker vermek üzere devlet otoritesini hemen tanımışlardır. Ancak Küllü ve çevresindeki Alibekiroğulları, Payas hakimi Küçük Alioğlu Dede Bey ile Kürt Dağı hakimi Hacı Ömer oğlu Deli Halil'in Fırka-i İslahiye askerleri önünde tutunamayarak kendisine sığınması ve Ulaşlı'nın çok katı bir şekilde bağlı kaldığı Türk töresi gereği bu misafirleri teslim etmemesi sonucu şiddetli çatışmalar olmuştur. Savaş, Dede Bey ile Deli Halil';in daha fazla kan dökülmeden kendi rızalarıyla teslim olmaları sonucu sona erdi. Alibekiroğlu Ali Ağa, Niş'te mecburi ikamete tabi tutuldu ve kendisine maaş bağlandı. Ali Ağa daha sonra Çukurova'ya döndü.

Ahmet Cevdet Paşa ve Fırka-i İslahiye, ";Osmaniye"; adıyla yeni bir kasaba kurarak Ulaşlılar';ın önemli bir kısmını buraya yerleştirdi. Ulaşlılar 1865 ve 1867';den itibaren Gavur Dağlarından indirilerek kıyı köylerine ve ovaya mecburi iskana tabi tutulmuşlardır. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşına, I. Dünya Savaşına (Özellikle Çanakkale ve Yemen cephesi) ve Kurtuluş Savaşına fiilen katılmışlardır. Bilhassa Fransız ve Ermenilere karşı çeteler kurarak yaptıkları savaşlar güney bölgemizin düşman işgalinden kurtulmasında önemli rol oynamıştır. Yine Hatay';ın Anavatana katılmasında Gavur Dağları çevresindeki Ulaşlı nüfusu önemli bir yere sahiptir.
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri