24 Kasım 2017 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Doç.Dr. Fedai Çavuş > Hayatımızın Ölçüsü
Doç.Dr. Fedai Çavuş

Hayatımızın Ölçüsü

07.02.2014 14:29:35 Okunma Sayısı : 1139 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Doç.Dr. Fedai Çavuş

Allah nazarında herşey bir ölçü üzerinedir (Rad Suresi, 8) diye buyuruyor yüce Yaradan Kur'an-ı Kerim'de. Herhangi birşeyden uygun olanını yapmak diyebileceğimiz ölçü, dengeli olmayı itidali ifade etmektedir. Dünya tarihine baktığımızda birçok topluluğun ölçüyü kaçırdığından ve aşırıya kaçtığından dolayı helak olduğunu görmek mümkün.

Peygamberimiz Hz. Muhammed(sas),  ölçüyü ve ölçüsüzlüğü şu hadisinde en güzel bir şekilde ortaya koymuştur: "Sevdiğini öyle sev ki; bir gün gelir düşman olursun. Yerdiğini de öyle yer ki; bir gün gelir dost olursun yüz yüze bakarsın (Yaptıklarından ve söylediklerinden utanırsın)".

Dini terminolojide İfrat ve Tefrit olarak ifade edilen ve ölçülü olmanın iki uç noktasını gösteren aşırıya gitmek veya değerini düşürmek davranışlarımızda, düşüncelerimizde ve sözlerimizde fazlasıyla düştüğümüz bir yanlıştır.

Bir müslümanın en faziletli ameli Allah için sevmek ve Allah için buğzetmektir. Bir şahsı ve şeyi Allah'uTeala'nın sevdiğinden daha fazla sevmeye ve övmeye çalışmak hak olmadığı gibi, O'nun yücelttiğini küçük düşürmek de zalimliktirHer ikisi de haramdır.Bu konudaki itikadî ölçüler, hem velileri sevenleri hem de onları tenkit edenleri kapsamaktadır. Çünkü sevgide ifrata gidip Allah dostlarını ilâh gibi gören veya peygamberden üstün görenler olabilir. Bu kişinin şirke düşmesine, dinden çıkmasına sebep olabilir.Yahudiler, hahamlarını; Hıristiyanlar da rahiplerini ve İsa'yı rab edindiler. Halbuki ancak tek ilaha kulluk etmeleri emrolundu[Tevbe 31]

Hayatımızı yaşarken farkında olmadan ölçüyü kaçırdığımız o kadar çok şey var ki?

Özellikle ramazan ayında akşama kadar uyuyarak ramazanı geçirmek ya da bedenen tutma gücü olmadığı halde oruç tutmak.

Allah'tan ümidini keserek ya da rahmetini garanti görerek nefsine göre davranmak.  Bir diğer ifade ile ne kaderi inkar edeceğiz ne de suçu kadere yükleyeceğiz.

Bazen aşırı derecede kibirlenerek veya kendimizi olduğumuzdan daha aşağı gösterecek davranışlarda bulunmak.

Yöneticinin birlikte çalıştığı insanlaragerektiğinden sert davranması yada hiç ilgilenmemesi de bir yanlıştır. Emriniz altındakilere ne sert, ne de yumuşak davranmalı, orta yolu takip etmelidir. Fazla yumuşak davranılırsa, laubali olurlar, İşler ciddiyetle yapılmaz. Sert davranılırsa, yöneticiden nefret ederler.

Bir kimseyi aşırı sevip bütün sırlarını ona vermek ifrattır. Arkadaşına sevgisini belirtmemek, her şeyini ondan gizlemek de tefrittir. Düşmanlıkta da aşırı gitmek ifrattır. Dostlukta da ve düşmanlıkta da aşırı gitmemelidir. Peygamber efendimiz buyurdu ki:Bir kimseyi günün birinde, aranızın açılabileceğini hesaba katarak sev. Buğzettiğine de günün birinde dost olabileceğini düşünerek buğzet. [Tirmizi]

Doğruları söylemek değil uygulamak, kendin için istemediği başkası için de istememek veya iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırmak aklımızdan çıkarmamamız gereken ölçüdür. Makamı ve konumu ne olursa olsun bu ölçü herkes için geçerlidir. Ölçülü olmak bir ilkedir. İlkesi olmayanın ülküsü olmaz. İlkesi olmayanın davası da olmaz. İlkesi ve ülküsü olmayanın da hangi makamda bulunursa bulunsun, nerede olursa olsun duruşu ve konuşmaları tartışmalı olur. Bu tartışmalardan, makamlar başta olmak üzere, ülke de millet de insanlar da bütün insanlık da zarar görür(A. Küçük).

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.