Anasayfa       Haber Ara | Anketler | RSS Kaynağı| Foto Galeri| İletişim| Ziyaretci Defteri

            HABER ARA


Gelişmiş Arama







Asılsız ihbar ve şikâyetler nasıl önlenir

Bimer'e yapılan asılsız ihbar ve şikâyetler nasıl önlenir.

Kategori  Kategori : Türkiye
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 691
Tarih  Tarih : 13 Şubat 2010 01:17

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Şikâyet ve İhbarlarda Sorun imzasız dilekçelerle yapılan şikayetler ve elektronik posta ve kamu kurumlarının internet sitelerinde yer alan online başvuru formları ile alınan dilek ve şikayetlerde yatmaktadır. Bu başvurulardan birisi Bimer dir.
 
Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) Doğrudan Başbakanlık Uygulaması konusunda bilgi edinmek için tıklayınız.
 
 
Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) de yer alan yukarıdaki bilgilere göre; “Dilekçe Hakkının Kullanılması Kanun kapsamındaki her türlü istek, şikâyet ihbar, görüş ve öneri BİMER üzerinden tüm iletişim seçenekleri kullanılarak yapılabilir. BİMER’ e Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkındaki Kanun kapsamında yapılacak ihbar veya şikâyet müracaatlarında, müracaat sahibinin kişisel bilgilerini bildirme zorunluluğu yoktur.Ancak müracaat  sahibinin kişisel bilgilerini vermeme durumunda kendisine müracaatına ilişkin bilgi verilemez.Bu durumda müracaat sahibi sistem tarafından kendisine verilen numarayı bildirerek “Alo 150” hattından veya www.basbakanlik.gov.tr adresinden müracaatının durumunu öğrenebilir.”
 
Buradaki sorun şikâyette bulunanın “Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkındaki Kanun kapsamında yapılacak ihbar veya şikâyet müracaatlarında, müracaat sahibinin kişisel bilgilerini bildirme zorunluluğu yoktur.” İfadesidir.
 
Şikâyet sahibinin kişisel bilgilerini bildirme zorunluluğu; Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkındaki Kanunun “Dilekçede bulunması zorunlu şartlar”  başlıklı 4.maddesindeki; “Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen  veya  gönderilen dilekçelerde, dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir.” hükümlerinde bulunmaktadır. Ayrıca aynı kanunun“İncelenemeyecek dilekçeler” başlıklı 6.maddesinde “Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerden;
 
             a) Belli bir konuyu ihtiva etmeyenler,
             b) Yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olanlar,
             c) 4 üncü maddede gösterilen şartlardan herhangi birini taşımayanlar,
             İncelenemezler.”hükümleri bulunmaktadır.
 
Bu nedenle Bimer’e yapılan başvurularda müracaat sahibinin kişisel bilgilerini bildirme zorunluluğu Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkındaki Kanuna uygun hale getirilmelidir.
Bimer’e yapılan ihbar ve şikâyetlerin isimiz ve imzasız (elektronik imza) olması ve bu ihbar ve şikâyetlerin işleme konulması Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkındaki Kanuna, İmzasız, sahipsiz şikâyetlerin dikkate alınmayacağı ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı genelgelerine aykırıdır.
 
Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı Arşiv Hizmetleri Yönergesinin “İmha Edilecek Malzeme” başlıklı 9.maddesinde17) İsimsiz, imzasız ve adresi bulunmayan dilekçe, ihbar ve şikâyetler, İmhasına Bakanlık ve birimler bünyesinde kurulacak ve "Ayıklama İmha Komisyonları'nca karar verilir.” hükümlerine göre İsimsiz, imzasız ve adresi bulunmayan dilekçe, ihbar ve şikâyetlerin imha edilmesi gerekmektedir.
 
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 15/03/2005 tarih ve 16005 sayılı, 2005/16 nolu genelgesinde;”Kanunda, dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerektiği; bu şartlardan herhangi birini taşımayan, yargı mercilerinin görev alanına giren konularla ilgili olan ve belli bir konuyu ihtiva etmeyen dilekçelerin incelenmeyeceği, hüküm altına alınmıştır.
 
Bu nedenle, yukarıda belirlenen şartları taşımayan vatandaş dilekçeleri ile Devlet memurlarının şikâyet ve müracaatları hakkında yönetmelik esaslarına uymayan personel ve diğer memur dilekçeleri işleme alınmayacaktır.” hükümleri ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 13/11/2008 tarih ve 1486 sayılı, 2008/78 nolu genelgesinde;  “Türk vatandaşlarının ve Türkiye'de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkındaki hususlar, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ile düzenlenmiştir.
 
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ve Devlet Memurlarının Şikâyet ve Müracaatları Hakkında Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili hususlar, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 15/03/2005 tarih ve 16005 sayılı, 2005/16 nolu genelgesi ile talimatlandırılmıştır.
 
Ancak, son günlerde kamuoyuna yansıyan ve Bakanlığımıza intikal eden haber, bilgi ve duyumlardan bu konuda gereken özen ve hassasiyetin gösterilmediği gözlenmektedir.
Bilindiği üzere; vatandaşlarımızın kamu kurum ve kuruluşlarına kendileri veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyette bulunması yasal hakkı olup, bu hakkın mer'i mevzuat hükümlerine uygun kullanılması gerekmektedir. Bu dilek ve şikâyetler değerlendirilirken; şikâyet edilen kişi ve kurumların yasal haklarının korunması yanında, sonradan telafisi mümkün olmayacak durumlara sebebiyet verilmemesi önem arz etmektedir.
Bunlar ve benzeri sebeplerle;
 
1-3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun 4 ve 6. maddeleri ile getirilen esaslara uygun olmayan şikayet ve müracaatların işleme alınmaması,
 
2-Kanuna uygun verildiği tespit edilen şikâyet ve müracaatlar hakkında; şikâyetçinin isim, imza ve adresinin doğruluğu ile şikâyet konusunun tutarlılığının tespit ve teyidinden sonra gerekli incelemenin başlatılması,
 
3-Yapılacak inceleme ve soruşturma sırasında; şikâyet edilen kişi/kişiler veya kurumların, yasal haklarının korunması, ileride telafisi mümkün olmayacak tutum ve davranışlara sebebiyet verilmemesi,
 
4-Konu ile ilgili diğer hususlarda ilgili mevzuat ve Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 15/03/2005 tarih ve 16005 sayılı, 2005/16 nolu genelge hükümlerine uyulması,” emredilmektedir. Bu mevzuatlara göre; Bimer üzerinden Vatandaşın ve Kamu Personelinin İsimsiz, imzasız ve adresi olmayan şikâyetleri dikkate alınmamalıdır. Bunu sağlamak için yeni uygulamaya sokulan e-Devlet Kapısı üzerinden yapabilecek işlemlere Bimer dâhil edilmelidir.
 
Çünkü e-Devlet Kapısı üzerinden yapılacak işlemlerde vatandaşa sunulan hizmetten vatandaşın faydalanabilmesi için sisteme giriş yapması gerekmektedir.
e-Devlet sisteminde Hizmetlerin çoğu herkese açık olmakla birlikte, kişisel bilgilerinizin sunulduğu hizmetler, verilerinizin güvenliği için, sisteme giriş yapıldıktan sonra görüntülenebilmektedir.
e-Devlet sisteminde Kimlik doğrulama sistemini kullanarak kamu İnternet sitelerine tek noktadan, güvenli ve hızlı kullanıcı girişi yapabilirsiniz. Kimliğinizi aşağıdaki yöntemlerden birini kullanarak doğrulandıktan sonra işleminize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz
e-Devlet üzerindeki “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaş Kimlik Doğrulama Sistemi” https://giris.turkiye.gov.tr/Giris2/gir
aracılığıyla Bimer’e giriş sağlanırsa Bimer’e yapılan başvurularda müracaat sahibinin kişisel bilgilerini bildirme zorunluluğu otomatik olarak ortadan kalkacaktır.
Böylece sahta kimlik numaralarıyla yapılan asılsız ihbar ve şikâyetlerin önüne geçilebilir. Elektronik imza ile ihbar ve şikâyetler alınarak, TC kimlik ve adres kayıt sisteminden ihbar ve şikayete bulunanın tüm bilgileri devlet edinir.
Memur hakkında, BİMER'e yazmış olduklarından dolayı, soruşturma açılabilir mi?  http://sorucevap.memurlar.net/soru/1335/
 
Dilekçe Hakkı (şikâyet) Hakkı ve Hukuk*
 
Sözlük anlamı olarak haber verme, bildirme, bildirim anlamındadır. Suçlu saydığı birini veya suç saydığı bir olayı yetkili makama gizlice bildirme, ele verme anlamına gelen ihbarcı tarafından herhangi bir kimse veya kurum hakkında yapılan yazılı ve sözlü bildirime ihbar denir.
 
Sözlük anlamıyla; “hoşnutsuzluk belirtilen söz, yakınma, sızlanma” anlamına gelmekte olup mağdur olan kişinin bu konuyla ilgili bildirimini Şikâyet olarak tanımlayabiliriz.
 
Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar (2001 Anayasa değişikliğiyle) dilek ve şikâyetleri hakkında yetkili makamlara ve TBMM’ye yazı ile başvurabilme hakkına sahiptir.
 
Kimi bu hakkı, kurulu düzenin uygulamalarından duyduğu hoşnutsuzluğu ifade etme aracı, kimisi de düzenden hoşnut kalmakla birlikte yapılmasını istediği birtakım hizmet ve işlemlerin yerine getirilmesi hususundaki görüşlerini dilek ya da şikâyet biçiminde yönetenlere bildirme yolu olarak görmüş ve bu durum günümüze kadar süregelmiştir.
 
Dilekçe hakkı, iki özelliği olan bir haktır. Bir açıdan dilekçe, kendini ya da toplumun yararını korumaya çalışırken devlet de kendine sunulan dilekçeleri kabul, inceleme ve sonucu dilekçiye bildirme yükümü altında bulunmaktadır. Dilekçe hakkının ülkemizde bu kadar eskiye gitmesine karşın bu alanda Cumhuriyet Döneminden önce olduğu gibi sonra da sağlıklı bir istatistik tutulmuş değildir; ayrıca bu alandaki araştırmalar, parmakla sayılacak kadar azdır.
 
İlgili makamlara dilekçe yazarak olumsuzlukların düzeltilmesini istemek, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hem hakkı hem de ödevidir.
 
Anayasamızın, dilekçe hakkını düzenleyen 74. maddesinde, "Vatandaşlar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve Şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir." denmektedir.
 
Şikâyet ve İhbar Yapılacak Kurumlar
 
Dilekçe yazarken dikkat edilmesi gereken önemli konuların başında, dilekçenin muhatabının yani gönderileceği kurumun doğru seçilmesi gerekir.
 
Şayet ilgili olmayan bir kurum veya kuruluşa dilekçeye verilmiş ise gereksiz zaman kayıplarına neden olacağı gibi istenmeyen durumun düzeltilmesi mümkün olmayacaktır.
 
İhbar ve şikâyetlerin Yapılma şekli
 
İlgili kurumların telefon hattı aranarak, Kurumların web sayfalarına elektronik posta adresine e-posta gönderilerek, ilgili kuruma bizzat gelip dilekçe ile başvuruda bulunularak, ihbar ve Şikâyetler yapılabilmektedir.
 
Dilekçenin kime/kimlere yazılacağına karar verildikten sonra, sade ve anlaşılabilir bir içerikle olayın özü ve istem belirtilmelidir. Dilekçede isteme konu olan alan net bir şekilde tanımlanmalıdır.
 
3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun amacı “Türk vatandaşlarının kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve Şikâyetleri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma haklarının kullanılmasıdır.” Bu hakkın kullanılmasına yönelik olarak, kanunun 4. maddesinde “Dilekçede Bulunması Zorunlu şartlar” başlığıyla “Türk vatandaşlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verdikleri veya gönderdikleri dilekçelerde, dilekçe sahibinin adı soyadı ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir.” denilmektedir.
 
 
Dilekçeye, dilekçeyi yazanın adı, unvanı, açık adresi ve diğer iletişim bilgileri de eklenmelidir. Dilekçe sahibinin adı soyadı iş veya ikametgâh adresi ve telefon numarasının bulunması,
 
Yapılan ihbarın somut olaylara ve delillere dayanması (İhbarcının bilgi ve belge sunması daha etkili olur.)
 
Şikâyet ile ilgili bilgi ve belgenin mevcut olması durumunda bunların dilekçeye eklenmesi gerekir. Dilekçe metnine eklenmesinde fayda olan ekler varsa eklenmelidir.
 
Şikâyete/isteme konu olan alanla ilgili tezi destekleyebilecek diğer bilgi ve belgeler dilekçeye eklenebilir.
 
Şikâyetin, somut olaylara ve delillere dayanması gereklidir. İlgili kurumlara bizzat gelerek ihbar ve Şikâyette bulunan vatandaşlarımızdan kimlik bilgileri istenmekte, Şikâyet formuna Şikâyet konularıyla birlikte kimlik bilgileri de yazılıp imzalattırılmakta ve teyit formunun bir sureti şikâyetçiye verilmektedir.
 
Telefonla yapılan ihbar ve Şikâyetlerde ihbarcı veya şikâyetçiden kendisine ulaşılabilecek bir telefon istenmektedir. Verilen telefondan ihbarcı veya şikâyetçi daha sonra aranmakta ve ihbar ve şikâyetinin doğruluğu teyit edilmelidir.
 
Elektronik Posta (e-mail) ve dilekçe vasıtasıyla yapılan ihbar ve Şikâyetler de teyit işlemi yapılmalıdır.
 
 
İhbarlar ve şikâyetlerin Değerlendirilmesi
 
3071 sayılı Yasanın 7. maddesinde, “Türk vatandaşlarının kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve Şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin sonuçları dilekçe sahiplerine en geç iki ay içinde (60 gün) cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir.” denilmektedir.
 
Süre konusunda tartışmaya neden olmamak için dilekçede mutlaka tarih olmalıdır. Dilekçenin yazıldığı tarihin yanı sıra kamu kurumuna ulaştığı tarih de evrak kayıt numarası da dilekçenin takibinde önemlidir.
 
Yasal süresi olan 60 gün içimde cevap alınamayan dilekçeler aynı makama tekrar yazılabileceği gibi, Türk Ceza Yasası'nın 230. maddesi uyarınca dilekçeye zamanında cevap vermeyenlerle ilgili Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulabilir.
 
Dilekçeye yasal sürede işlem yapılmazsa dilekçenin daha üst makamlara yazılabileceği gibi suç unsuru varsa Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda da bulunulabileceği unutulmamalıdır.
 
Yeni Türk Ceza Kanununun 73. maddesindeki “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar, uzlaşma
MADDE 73. - (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.
(3) Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikâyetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsî haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir. “ hükümlerine göre; Şikâyet hakkına sahip kimseyi yetkili kimse olarak tanımlamıştır; ancak bu hakkın bir tüzel kişiye ait olması durumunda bu hakkı kullanmaya yetkili kimseden söz edilebilir. Şikâyete hakkı olanlar kural olarak suçtan zarar gören kişidir.
 
Suçtan zarar gören, suçla haklı bir yararı ihlal edilen kimsedir. Suçtan zarar görenin küçük veya akıl hastası olması durumunda yasal temsilcileri onlar adına Şikâyet hakkını kullanabilir. Şikâyet hakkı, kişiye sıkı şekilde bağlı haklardan olduğundan kural olarak miras yoluyla geçmez.
 
İhbar ve Şikâyetlerin değerlendirilebilmesi için mutlaka ihbar dilekçesinde isim adres ve telefon bilgilerinin bulunması ve verilen bu bilgilerin doğru olması gerekmektedir; aksi takdirde ihbar ve Şikâyetler, değerlendirilmemektedir; ancak yapılan ihbar ve Şikâyette, ispat edici belge ve bilgilerle desteklenmesi durumunda, ihbarcının veya Şikâyetçinin teyit edilmesine gerek duyulmadan ihbar ve Şikâyet değerlendirmeye alınır.
 
İhbar ve Şikâyetlerin teyidinin yapılmasıyla birlikte İhbar ve Şikâyetin kayıt altına alınır. En kısa sürede şikâyet edilen konularda gerekli incelemeler yapılmalıdır.
 
Şikâyet Dilekçesinde Dikkat Edilecek Hususlar
 
Tahmin ve benzetmeye dayalı olarak yapılan Şikâyetler yapılmamalı ve bu konuyu dikkat edilmelidir.
 
Elde ciddi ve inandırıcı kanıtları bulunmadığı halde yapılan, tahmine, benzetmeye dayalı olarak yapılan şikâyet haksızdır.
 
Yanlışlıkla isimsiz ve imzasız bir dilekçenin işleme konulması ve sonrasında da bu isnatların sabit olmadığının anlaşılması durumunda, bu isimsiz ve imzasız dilekçenin işleme alınması sonrasında, iftira suçunun oluşması gündeme geleceğinden, faili meçhul bir suç oluşacaktır ve bu suça bir kayıt numarası verilerek savcılığa yollanması zorunlu hale gelecektir.
 
Önceden olan bir olayın, belirli zamanlar beklenerek Şikâyete konu edilmesi Şikâyet hakkının kötüye kullanılmasıdır.
 
3071 sayılı Dilekçe Yasasının 4.maddesi ile işleme konulmayacak ve incelenmeyecek dilekçeleri düzenleyen 6.maddesi, 4483 sayılı yasanın işleme konulmayacak ihbar ve dilekçeleri düzenleyen 4.maddesi uyarınca, ihbar ve Şikâyetlerin işleme alınmadan, imha edilmesi gereklidir.
 
TCK’nın “İftira” başlıklı 267/1.maddesinde “Yetkili makamlara ihbar veya Şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü yer almaktadır, bu konuya dikkat edilmelidir.
 
Şikâyet hakkının kötüye kullanıldığından söz edebilmek için Şikâyet olunanı kasten ve zararlandırmak amacıyla yani kin ve garezle hareket ettiğinin gerçekleşmesi gerekir. Öyle ise, haksız Şikâyet nedeni ile açılan manevi tazminat davalarında, Şikâyet eden kişi ceza davasında beraat etse bile, hukuk mahkemesinde açılan manevi tazminat davasında hüküm giyebilir.
 
Öncelikle Şikâyet hakkının Anayasal bir hak olduğu ve hukuken korunduğunu belirtmek gereklidir.
 
Ceza Muhakemesi Kanununun 158. maddesinin 1. fıkrası ihbar veya Şikâyetin yapılabileceği makamları esas olarak Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk güçleri olarak göstermiştir. Aynı madde içerisinde bu makamlar dışında da Şikâyetin yapılabileceği makamlar gösterilmiş bulunmaktadır. Yani Valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye yapılan ihbar veya Şikâyet ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir(CMK m. 158/2).
Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya Şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir (CMK m. 158/4).
 
Şikâyet ve İhbarların Değerlendirilme Aşamaları
 
Şikâyet ve ihbarların değerlendirilmesi şu aşamalarda gerçekleşmesi gerekir.
 
Verilen Dilekçe, Yapılan Şikâyet ve ihbar kayıt altına alınır. İster posta ile ister elden getirilsin öncelikle genel evraka girerek kaydı yapılır sayı, tarih, evrak numarası verilerek ilgili birime kurum amiri tarafından ilgili personele sevki yapılır.
İlgili kurum tarafından, yapılan ihbar ve Şikâyeti teyit edilir.
Yani İlgili personel yapılan ihbar ve Şikâyeti doğrular. Yani Şikâyetin doğruluğu; adres,    telefon numarası, olup olmadığı, Gerekli denetimler ve inceleme yapılır.
İnceleme ve denetim esnasında, konu ile ilgili mevzuat incelenir. Bütün bu bilgi ve belgeler toplanarak raporlanır. Sonuçta aykırı bir durum varsa yasa ve yönetmelikler çerçevesinde işlem başlatılır; aksi takdirde işlemler arşive kaldırılır. Mevzuatın belirlediği yaptırımlar uygulanır.
 
Şikâyet ve ihbar sahibine konu hakkında yazılı olarak bilgi verilir. Bu bilginin elde belge olması sebebiyle yazılı olarak verilmesinde fayda vardır. Yapılan çalışmalar dosyalanarak, arşivlenir.
 
Her Şikâyet ve ihbar işlemi farklı olabilir; ancak tüm işlemler, bu sıralamada değerlendirilir, denetim ve incelemede daha sağlıklı verilere ulaşmak için daha ayrıntılı işlemler yapılabilir yani yapılan işlemler duruma ve mevzuata göre yorumlanıp çözüm üretilmelidir.
 
* Makalenin bu bölümünde Milli Eğitim Bakanlığı Çevre Sağlığı Şikâyet ve İhbarları Değerlendirme Modülünden faydalanılmıştır.
 
 
                                                                             Ahmet Kandemir
                                                                     Türk Eğitim Sen Osmaniye
                                                                              Şube Sekreteri
 
 
 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Ahmet Kıraç Ahmet Kıraç
Bitaraf Olan Bertaraf Olur!
İsmail Koncuk İsmail Koncuk
Milli Eğitim Bakanı Çubukçu Mu?
Musa Akkaş Musa Akkaş
Terör Ve Pkk
S. Ali Kaplan S. Ali Kaplan
Sendikacılık Ve Küpler
Talip Geylan Talip Geylan
Gazze - Gemi - Çuval
M.Y. Şahindoğan M.Y. Şahindoğan
Geleceğe Taşınan Problemler 2
Sami Özdemir Sami Özdemir
Terörle Yaşamak
C. Kocakaplan C. Kocakaplan
Bir Dokun Bin Ah İşit!
Misafir Yazar Misafir Yazar
Üniversitelerde Seçim Sistemi
A Rasim Asker A Rasim Asker
Asarsın Kesersin

      SON DAKİKA HABERLERİ

Bakana Osmaniye Hakkında 12 Soru?
Milletvekili Hakan Coşkun, Bakana Osmaniye MEMdeki görevledirmelerle ilgili 12 soru sordu

       DUYURULAR

Türk Eğitim Sen Osmaniye Şubesi
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

© 2008 Tüm hakları saklıdır. İzin alındıktan sonra Kaynak gösterilerek yayınlanabilir. 3. Şahıslar yayınlayamaz.
Tel: (0328) 814 87 73  |  Faks: (0328) 813 33 31
Tasarım & Teknik Destek: Yonca Dizayn
Yazılım:
MyDesign