11 Aralık 2018 Salı
Anasayfa > HABERLER > EĞİTİMDE ŞİDDETE HAYIR!

EĞİTİMDE ŞİDDETE HAYIR!

17.12.2017 23:01 12 14 16 18 yazdır
Görevimizin başında öldürülüyoruz, dövülüyoruz. Artık son noktada, sözün bittiği yerdeyiz.
EĞİTİMDE ŞİDDETE HAYIR!

Değerli üyelerimiz, işyeri temsilcilerimiz delegelerimiz ve teşkilat yöneticilerimiz;


Son günlerde artan öğretmene yönelik şiddet ve saldırılar en son Ödemiş'te bir okul müdürünün iki öğrencisi tarafından öldürülmesiyle baş edilemez hale gelmiştir.


Bu konuda öğretmen, öğrenci, veliler ve MEB Yöneticileri ile tüm yetkililerin birlikte hareket ederek şiddete karşı önlem alınması adına Genel Merkezimiz, tarafından tüm okullarımızda 18 Aralık pazartesi günü (yarın) İstiklal Marşı Töreninin ardından Türk Eğitim Sen işyeri temsilcileri "Eğitimde Şiddete Hayır" açıklamasını okuyacaklardır.


Tüm öğretmenlerden mümkün olduğunca şiddetin yanlışlığına dair gün boyu öğrencilere açıklamalar yapılması istenecektir.


Açıklama İstiklal Marşı Töreninde yapılamadıysa ilk teneffüste öğretmenler odasında yapılacaktır. Açıklamaların resimlenerek şubemize resimlerin iletilmesi huşunda hassasiyetinizi beklemekteyiz.

Açıklamanın word halini bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.

EĞİTİMDE ŞİDDETE HAYIR!

Görevimizin başında dövülüyoruz, öldürülüyoruz. Artık son noktada, sözün bittiği yerdeyiz.

Bizler bu ülkenin eğitimcileriyiz, gelecek nesilleri yetiştiriyoruz. Bir öğretmenin, öğrencileri tarafından pompalı tüfekle öldürülmesi, öğretmenin öğrencinin kulağını çekmesi kadar gündem oluşturmuyor.

Öğretmenlerimizin motivasyonuna, itibarına, sağlığına ve hatta canına kast eden şiddet vakaları, artık eğitim hayatımızın en hayati problemlerinden birisi haline gelmiş, öğretmene şiddet vakaları artık sıradanlaşmış ve üçüncü sayfa haberleri arasına girmiş durumdadır. Neredeyse her gün eğitim ve bilim yuvalarımızda öğretmenler, eğitim çalışanları sözlü ya da fiziksel saldırıya uğruyor. Gün geliyor bir öğrenci öğretmenini bıçaklıyor, gün geliyor veliler ellerinde sopalarla öğretmenlere meydan dayağı atıyor.

Öğretmene uygulanan şiddetin temelinde; öğretmene olan saygı ve sevginin azalmasının payı elbette çok büyüktür. "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" diyen bir medeniyetten bu noktaya nasıl geldiğimiz tartışılmalıdır. Bu konuda yetkililere, velilere ve eğitim kurumlarına çok iş düşüyor. Herkes şunu bilmelidir ki, öğretmen asla sahipsiz değildir. Bütün gücümüzle arkadaşlarımızın yanında olacak ve arkadaşlarımızın uğradığı şiddetin takipçisi olacağız.

Bu acı haberlerin sonuncusu da önceki gün İzmir Ödemiş'ten geldi. Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen, iki öğrencisi tarafından tüfekle vurularak şehit edilmiştir.

Şiddeti nefretle kınıyor, reddediyor, telin ediyoruz. Öğretmene şiddet konusunda bütün eğitim çalışanlarının yek vücut şekilde dimdik ayakta olduğunu tüm Türkiye kamuoyuna ilan ediyor yetki sahibi olanların, sadece kınamakla yetinmesini bir zafiyet olarak gördüğümüzü ve kendilerinden daha somut adımlar atmalarını da beklediğimizin bilinmesini istiyoruz.

Artık yeter diyoruz. Çıkarılan disiplin yönetmelikleri okullardaki disiplini alt, üst etmiş. Öğretmen ders işleyemez duruma gelmiş. Öğrenciyi uyarmak bile şiddet kabul edilmiştir. Bizzat bakanlıkça öğretmen ve okul yöneticisi şikâyet hattı Alo 147 kurulmuştur. Başarılı öğrenciye ödül olarak bilgisayar vermek yerine cep telefonu hediye eden bir bakan ve başarılı öğrenciye çeyrek altın veren yerel yöneticilerle yanlış güdüleme yapılarak bugünlere gelinmiştir. Bu uygulamalar idarecileri sindirmiş, öğretmenleri korkutmuş, bazı öğrencileri şımartmış, velileri hak ve sorumluluklarını bilmez hale getirmiştir. Hemen her gün bu tür şiddet olaylarını duymamız olasıdır. Öğrencisini öz evladından farklı görmeyen fedakâr öğretmenlerimiz maalesef öğrenci ve velilerimizin potansiyel düşmanı haline getirilmiştir.

Öğretmene ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddet hadiseleri üzerine ciddi idari ve hukuki tedbirler ivedilikle alınmalıdır. Şiddet vakaları konusunda önleyici ve caydırıcı tedbirleri hayata geçirecek mevzuat düzenlemeleri zaman kaybedilmeksizin hayata geçirilmelidir.

Ayrıca medya kuruluşlarının öğretmenlerimizin itibarını rencide edici haberlerden kaçınmaları, öğretmene saygı ve değeri öne çıkaran yayınlara öncelik vermelerinin de öğretmene şiddet olaylarının önlenmesi anlamında katkısı olacağını da hatırlatmak istiyoruz.

Buradan ailelere de çağrıda bulunuyoruz: Biz öğretmenler, öğrencilerimiz için varız. En büyük sevinç ve gurur kaynağımız, öğrencilerimizin başarı ve mutluluğudur. Münferit hadiseler üzerinden öğrencilerimize karşı duyduğumuz sevgi ve sahiplenme hissiyatımızdan kimse şüphe etmesin. Çocuklarınız, çocuklarımızdır. Onları daha güzel bir geleceğe hazırlamak için en az sizler kadar istekli olduğumuzu bilmenizi istiyoruz. Takdir edersiniz ki, eğitim, okul, aile ve çevre ile bütün olarak yürütülen bir süreçtir. Sizden tek arzumuz; öğrencilerimizle aramızda oluşturduğumuz sevgi ve saygıya dayalı beraberliğimize katkı sağlamanızdır.

İzmir'de eğitimde şiddete şehit verdiğimiz Ayhan Kökmen başta olmak üzere terörde kör kurşuna şehit verdiğimiz Aybüke Yalçın, kahbe pusularda şehit verdiğimiz Necmettin Yılmaz, ailecek akşam yemeğini yerken  şehit verdiğimiz hemşerimiz Yasemin Tekin ve 3 yaşındaki kızı Betül Tekin ve eşi Bayram Tekin, ardından kahbe kurşunlara şehit verdiğimiz hemşerilerimiz Orhan Gök, Mehmet Ali Durak ve Halis Şişman  öğretmenlerimizi ve teröre şehit verdiğimiz onlarca öğretmenimizi rahmetle anıyor, şiddete maruz kalmış meslektaşlarımıza geçmiş olsun diyor, öğretmene şiddeti lanetlediğimizi kararlılıkla ifade ediyor ve bir daha benzeri hadiselerle kamuoyuna gündemine gelmemeyi diliyoruz.

Unutmayalım; öğretmen sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri