25 Kasım 2017 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > Ahmet Kıraç > Bitaraf Olan Bertaraf Olur!
Ahmet Kıraç

Bitaraf Olan Bertaraf Olur!

07.02.2014 14:40:24 Okunma Sayısı : 1352 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ahmet Kıraç
Bilindiği gibi 12 Eylül 2010'da ülkemizde  T.C Anayasası'nda değişiklikler içeren bazı kanunlar Halkoylamasına sunulacak.
 
            Memur-Sen, malum tarafını açıklayarak bertaraf olmaktan kurtuldu! Hatırlanacağı gibi Başbakanımız TÜSİAD'a "Tarafını belli et yoksa bertaraf olursun,EVETÇİ misin-HAYIRCI mısın bilelim biz de ona göre gardımızı alalım diyerek gözdağı vermişti. Ülke yönetiminin ne kadar demokratik olduğunu ve hükümetin de nasıl demokrat davrandığını hep beraber ibretle gördük. Memur ?Sen Toplu Görüşmede sendikacılığı unutarak (Aslında sendikacı olduklarını hiç hatırlamadılar) hükümete teslim oldular. Memur-Sen; Halkoylamasında  tercihinin kuvvetli "EVET" olduğunu açıkladı. 2009 Toplu Görüşmelerinde sonuç alınamayınca Memur-Sen Genel Başkanı "Grevli, Toplu  Sözleşmeli Sendika Yasası çıkmadan 2010' da masaya oturmayız demişti. Ama dağ fare doğurdu, sonucun böyle olması bizim için Sürpriz olmadı.Kuzu kuzu oturdular masaya, bu seferde KESK ile birlik olup  Toplu Sözleşme isterük dediler. Ayak oyunlarında hayli başarılı olan bu Memur-Sen bu sefer de "bu yasayla bu kadar olur" diyerek Toplu Görüşme Mutabakat Metni imzalayıverdi. Kamu Çalışanlarına HAYIR'LI olsun! Grevli ?Toplu Sözleşmeli Sendika Yasasına ne gerek var canım; Memur ?Sen'imiz var artık! Memur-Sen' e bağlı sendika üyelerinin bunu çok iyi değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum.
 
            Anayasa değişiklik paketi net olarak; Hükümet ve yandaş kuruluşlarının anlayışını yansıtmaktadır. Hükümet her konuda olduğu gibi yine çoğunluğun sesi olmaktan uzak kalmıştır. Anayasa paketini oluşturan maddelerinin çoğunluğuna toplum genelinde bir itiraz olmamaktadır. İtirazlar daha çok; Anayasa Mahkemesi ve HSYK ile ilgili maddeler üzerinde yoğunlaşmaktadır. Hükümet 3. Güç olan yargıya istediği gibi müdahale etme yolunu aramaktadır. Mahkeme kararlarına bile uymaktan kaçınan zihniyet kendine göre bir hukuk düzeni oluşturma çabasındadır. Hükümetin çıkardığı yasaları yine mevzuata dayanarak iptal eden Danıştayın ve Anayasa Mahkemesinin hedef tahtası olması boşuna değildir. Bu makemelerden beğenmedikleri kararlar çıktığında bu karar siyasidir diyerek mahkemeleri sürekli töhmet altında bırakmak istemektedirler.HSYK'ya yaklaşım yine aynıdır. PKK Açılımının önünde kale gibi duran ve duracak olan Türk ordusu ve Türk Yargısı Hükümetin uykularını kaçırmaktadır. O halde bu kaleler YÖK gibi bir şekilde hükümetin emrine girmelidir. 12 Eylül Hükümet Darbesinin bir ürünü olan YÖK ile ilgili bir değişiklik içermemesi YÖK zeten bizim elimizde mantığının bir sonucudur. Ayrıca daha önce 28 Şubat sürecinde 27 Nisan e-muhtırası'nda bizzat rol üstlenmiş subayların terfileri de darbelerle hesaplaşıldığı yalanını ortaya koymaktadır. Mesele bu kadar basittir.

          Türkiye Kamu-Sen 8 Ağustos'ta yaptığı değerlendirme ve açıklamayla tarafını gerekçeleriyle belli etti.Bu anayasa değişikliğine HAYIR denilmesi görüşünü ortaya koydu.Bizler de böylece bertaraf olmaktan kurtulduk inşaallah!

          Anayasa değişiklikliği  Kamu Sendikacılığı açısından ise;  tam bir rezalet olup demokratikleşmenin sulandırılmasından başka bir şey değildir. Belkide en ciddi mutabakat Memurların Grevl-i Toplu Sözleşmeli Sendika Hakkı sağlanması ve memurlar üzerinden siyaset yapma yasağının kalkması konusunda sağlanabilirdi. Türkiye'nin de taraf olduğu Avrupa Sosyal Şartı ve Uluslar arası Çalışma Örgütü bunu öngörmektedir ve bu sağlandığında en önemli kazanım olarak görülmektedir.Ancak hükümet sendikaların ortak talebine kulak tıkamıştır.Başbabakan 2004'te verdiği sözün üzerine bir bardak su içmiştir.
 
            Toplu Sözleşme; Toplu Görüşmede olduğu gibi ayak oyunudur. Yine kararı hükümet verecektir. Çünkü Uzlaştırma Kurulu üyelerini Hükümet belirlemekte; dolayısıyla kurul sendikaların taleplerini değil,hükümetin sunduklarını teklif edecektir. Bu güne kadar da öyle olmuştur.Tam bir aldatmacadır.Uzlaştırma Kurulunun kararlarına üstelik yargı yolu kapanmıştır.Kimse kimseyi kandırmasın bu memurlar için sendikacılıkta bir kazanım olarak ciddiye alınmamalıdır.
 
2010 Toplu Görüşmelerinin sonunda masada yalnız kalan Memur-Sen;zaten hükümetle her konuda her zaman mutabıktırlar.Toplu Görüşmede de memurlar kazanım elde etmek gibi bir dertleri yoktur.Aslında ortada mutabakat denecek bir durumda yoktur.Bu mutabakat tek taraflıdır.Memur-Sen için önemli olan Halkoylaması sonucunun EVET çıkmasıdır.Memur ve Emeklinin durumu mu boş ver gitsin cümlesindendir.
 
            Memur-Sen ile Kamu İşveren Kurulunun mutabakata vardığı maddeler: 1-   Kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinde 2011 yılının birinci altı aylık döneminde % 4 ve ikinci altı aylık döneminde % 4 oranında artış olacak şekilde zam yapılması,
 
2-   375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesi uyarınca yapılan ek ödemenin, Ocak 2011 tarihinden itibaren 80 TL. Artırılması,
 
3-   Eş için ödenmekte olan mevcut aile yardımı ödeneğinin 2011 yılının birinci yarısında 20 TL ve ikinci yarısında 20 TL artırılması ve aile yardımı ödeneğinin sözleşmeli personele de verilmesi,
 
4-   Sendika üyesi kamu çalışanlarına 3 ayda bir 45 TL Toplu Görüşme Primi ödenmesi,
 
5-   Yılın her bir yarısı için gerçekleşen enflasyon oranının anılan dönemlerde yapılan artış oranını aşması halinde, gerçekleşen enflasyon oranı ile sözkonusu artış oranı arasındaki farkın ilk altı ay için 01/07/2011, ikinci altı ay içinse 01/01/2012 tarihinden geçerli olacak şekilde kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerine enflasyon farkı olarak yansıtılması,üzerinde mutabakata varmışlardır.
 
            En önemli eksiklik taban aylıklara zam yapılmaması ve Gelir matrahının arttırılmamasıdır. Artışlar zaten sadaka kabilindendir.Anayasa değişikliğinin kabulünde artış oranları bunlardan pek fazla olacağı beklenmemelidir.

            Ya Memur ?Sen'in ve hükümetin KPSS konusundaki sessizliğine ne demeli? Başbakanımız gür sesiyle " Biz Adalet ve Kalkınma için varız nedir bu rezalet" dese ya!Yazık o kadar emek vererek ders çalışanların emeğine. Bunun hesabını kim verecek?Kim soracak?İyi ki TÜRK EĞİTİM-SEN var.Daha önce de Polislik Sınav Sorularının hangi dersanelerde dolaştığını bili. Yoruz.Allahtan ortaya çıktı da sınav iptal edildi.Ama kamuoyu beklenen tepkiyi vermedi.Basınımızda gündeme bile pek gelmedi.Maalesef hırsızlığı bile hoşgürüyle karşılamaya çalıştık.43 ve 69 puanla öğretmen atanırken, daha yüksek puan alanların dayıları olmadığından atanamayan bir sistemde, soruların sızdırıldığı, pazar yerlerinde satıldığı bir ortamda emek vererek Kamu Personeli olma ümidini yaşıyoruz.Burası sözün bittiği yer olsa gerek.Devlet Deneme Kurulu, YÖK Denetleme Kurulu ile İstanbul Cumhuriyet Savcılığı olaya Türk Eğitim-Sen'in ısrarlı iddialarına karşı olaya el koyduklarını da belirtelim.Bakalım işin ucu nereye dayanacak.
 
            Türkiye Kamu-Sen olarak;Toplu Görüşmelerin referandumdan hemen önce ve 2011 yılında yapılacak genel seçimler öncesinde olması nedeniyle daha farklı bir ortamın oluşacağını ve taleplerimizin siyasi irade tarafında karşılık bulacağını düşünmüştük.Seçim öncesinde elimizde bulunan bu gücü, tüm sendikalarla ortak hareket ederek ve kararlılık göstererek kamu görevlilerinin lehine kullanabileceğimize inanmıştık. Ne yazık ki süreç, sendikaların, siyasi irade ile birlikte gücümüzü kırmak için oynadığı çirkin oyunlara sahne olmuştur.
 
            KESK'in kamu görevlilerinin haklarını uygun olan her platformda savunmak yerine, kolaycılığı seçmiş, Memur-Sen ise siyasi irade ile kol kola girmiş, bu durumda toplu görüşme masasında kamu görevlilerinin gerçek temsilcisi olarak yine yalnızca Türkiye Kamu-Sen kalmıştır.En makul tekliflerin bile karşılık bulmaması üzerine 2010 yılı toplu görüşmeleri bizim açımızdan uzlaşmazlıkla sona ermiştir. 
 
            Bir daha bu yasayla, bu masaya oturmam diyen malum sendikanın, masaya oturmasını, hükümetle el ele vererek, referandum ve seçim öncesinde hükümeti sıkıntıya sokmayacak şekilde talep belirlemesini, masadaki pasif görüntüsüyle mücadelemizi ve pazarlık gücümüzü baltalamasını ve yine kabul etmedikleri yasayı kullanarak mutabakat imzalamalarını kamu görevlileri ve kamuoyu mutlak surette değerlendirecektir.

 
AHMET KIRAÇ
TÜRK EĞİTİM ?SEN OSMANİYE ŞUBESİ
EĞİTİM VE SOSYAL İŞLER SEKRETERİ
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.