TÜRK EĞİTİM-SEN BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI YAPILDI

Türk Eğitim-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı 6-9 Eylül 2018 tarihinde Antalya’da yapıldı. Toplantıya Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri ile şube başkanları katıldı.


Üye sayımızı daha da artırarak yolumuza devam edeceğiz.

Toplantı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantının açılışında bir konuşma yapan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Türk Eğitim-Sen’in bu yıl üye sayısını artırdığını söyledi ve her türlü zorluğa rağmen bunun önemli bir başarı olduğunu dile getirdi.

Şimdi sıra eğitim çalışanlarında oluşan heyecanı, çalışanların motivasyonunu artıran adil bir yönetim anlayışını Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında tesis etmektir.

Seçimle birlikte yeni bir dönem başladığını, Milli Eğitim Bakanlığı görevine Ziya Selçuk’un geldiğini söyleyen Geylan, “Bakan’ın başarılı olmasını yürekten temenni ediyoruz” dedi. Bakanı’nı  ziyaret ettiklerini hatırlatan Geylan, “Bakan Selçuk’u ziyaretimizde kendisine, ‘Sizin Milli Eğitim Bakanı olmanız tüm eğitim çalışanlarında heyecan uyandırdı. Çünkü uzun zamandır ilk kez bir eğitimci Milli Eğitim Bakanı oldu. Devir teslim töreninde yaptığınız konuşma öğretmenleri çok mutlu etti. Sizden önce bu makamda oturanların büyük çoğunluğunun eğitimle alakası öğrenci velisi olmaktan öteye geçmemişti. Hatta tutum ve açıklamalarıyla öğretmenleri tahkir eden Bakanlar dahi oldu. Dolayısıyla sizin olumlu tutumuz bizleri çok mutlu etti. Şimdi sıra eğitim çalışanlarında oluşan bu heyecanı, çalışanların motivasyonunu artıran adil bir yönetim anlayışının Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında tesis etmektir. Bunu yaparsanız gövdemizi taşın altına koyarız’ demiştik” diye konuştu.

Ya Rize’deki en yetenekli müdürler bu sendikaya üye olmuş ve bunların dışında kalan yetersizler diğer sendikalara dağılmış ya da Rize Milli Eğitim Müdürlüğünün oluşturduğu komisyonlar çatır çatır kul hakkı yemiştir.

MEB’in özellikle taşra teşkilatının uzun zamandır sendika, vakıf, cemiyet görünümlü birtakım çeteler tarafından işgal edildiğini söyleyen Geylan, bu konudaki endişelerini Bakan Selçuk ile de paylaştıklarını da belirtti. Geylan, “Bakan Ziya Selçuk’a, ‘Sizden önceki Bakanların bazıları bazen eğitimin ve eğitimin çalışanların faydasına olduğunu düşündükleri birtakım uygulamaları hayata geçirdi ama başarılı olamadı. Çünkü bu uygulamalar, çetelerin marifetiyle çalışanlara yönelik tehdit ve şantaj mekanizması olarak kullanıldı. Sayın Bakanım eğer çeteleri temizleyemezseniz, sizin döneminizde de aynı şeyler yaşanacak.

Bakınız; yönetici atama sonuçları açıklandı. Size Rize örneğini vermek istiyorum. Rize’de 33 kişi 90 ve üzeri puan almıştır. Bunların 28 tanesi malum sendika üyesi, biri Türk Eğitim-Sen üyesi, 4’ü de sendikasızdır. Bu fotoğrafı iki şekilde okuyabiliriz. Ya Rize’deki en yetenekli müdürler bu sendikaya üye olmuş ve bunların dışında kalan yetersizler diğer sendikalara dağılmış ya da Rize Milli Eğitim Müdürlüğünün oluşturduğu komisyonlar çatır çatır kul hakkı yemiştir.’ dedim” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı’nın memleketinde, Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu iradeyi sabote eden bir yapı vardır.

Türkiye’nin 15 Temmuz hain darbe girişimi yaşadığına dikkat çeken Geylan, “Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere aklı başında herkes, ‘Bu felaket bize gösterdi ki; bu topraklarda varlığımızı sürdürmenin yegâne teminatı birlik ve beraberlik ruhunun toplumun tüm kesimlerine etki etmesidir’ demiştir. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı her konuşmasında buna vurgu yapmıştır. Ama görüyoruz ki, Cumhurbaşkanı’nın memleketinde, Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu iradeyi sabote eden bir yapı vardır.” dedi.

MEB’in değerler eğitimini önemsemesini doğru buluyor ve destekliyoruz. Ancak MEB 953 bin öğretmenine güvenmeli ve değerler eğitimini kendi öğretmenleri eliyle vermelidir.

MEB’in, bazı vakıf, cemiyet ve dernekler ile bazı protokoller yaptığına dikkat çeken Geylan şöyle konuştu: “ Bu kuruluşlar, bu protokollere binaen değerler eğitimi kapsamında okullarda cirit atıyor. Bu yapılar, ‘Değerler eğitimi veriyoruz’ adıyla kendi ideolojilerini çocuklara empoze ediyorlar. Bu şekilde yeni Fetölere zemin hazırlanıyor. MEB’in değerler eğitimini önemsemesini doğru buluyor ve destekliyoruz. Ancak MEB 953 bin öğretmenine güvenmeli ve değerler eğitimini kendi öğretmenleri eliyle vermelidir. Biz bu kadar aciz miyiz ki dışarıdan hizmet alıyoruz? Değerler eğitimi konusunda illa partner arıyorsa Mili Eğitim Bakanlığı Türk Eğitim-Sen’e gelmelidir. Çünkü Türk Eğitim-Sen’in her üyesi her durum ve koşulda sadece devlete sadakat gösterir.”

MEB personeli artık maalesef geçmiş uygulamalar dolayısıyla MEB’e güven duyamaz hale geldi

Bakan Selçuk ve ekibinin başarılı olmasını temenni eden Geylan, “İnşallah başarılı olurlar, onlara hareket alanı tahsis edilir. Çünkü sadece Bakanların iyi niyetli olması yetmiyor. Siyasetin tutumu da süreci tayin edecektir” dedi.

Bugüne kadarki olumsuz uygulamalar nedeniyle eğitim çalışanlarının paranoyak hale geldiğini bildiren Geylan, “ En standart uygulamalarda dahi acaba diyoruz. Acaba birtakım yandaşlara çıkar mı sağlanacak? diye soruyoruz. MEB personeli artık maalesef geçmiş uygulamalar dolayısıyla MEB’e güven duyamaz hale geldi” dedi.  

Bakan’ın iki ay içinde 3 yıllık bir plan açıklayacaklarını ifade ettiğini bildiren Geylan, “Yaşadıklarımız nedeniyle sabır eşiğimiz düşük. Sabrımızı yükseltmemiz lazım. Bunun da yolu adil ve hakkaniyetli bir yönetim tesis etmekten geçer” diye konuştu.

Şube müdürlüğü atamalarında kul hakkı yenilmemelidir.

Şube müdürlüğü sınavı ile ilgili önemli açıklamalar da yapan Geylan şunları kaydetti: “Bilindiği gibi şube müdürlüğü yazılı sınavı 1 Nisan’da yapılmıştı. Mülakatlar da 14 Eylül tarihine kadar devam edecek.  513 kadro için 2 bin 32 adayı mülakata çağırdılar. Temennimiz, şube müdürlüğü sınavında da mülakatın kaldırılması, atamaların sadece yazılı puan üstünlüğüne göre yapılmasıdır. Bu yapılana kadar da, şube müdürlüğü atamalarında güvenlik soruşturması temiz olan adaylara yazılı puanı ne ise mülakatta o puan verilmelidir. Şube müdürlüğü atamalarında kul hakkı yenilmemelidir. Milli Eğitim Bakanlığı yeni yönetimi ilk sınavını şube müdürlüğü sınavında verecektir. Bakalım aynı tas aynı hamam devam mı edecek, yoksa bir şeyler değişecek mi?”

Mülakat sadece hak yenilen bir zemin oldu. Yandaş kadrolaşmanın zemini oldu.

Geylan şunları da kaydetti: “Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Mülakat sayesinde PKK, DEAŞ, DHKPC, FETÖ gibi örgütlerin kamuya girilmeden önce ayıklanmasında imkân buluyoruz’ demişti. Elbette hangi vatansever, zararlı unsurların ayıklanmasına karşı çıkar? Ama işin rengi farklı. Maalesef yıllardır mülakat sadece hak yenilen bir zemin oldu. Yandaş kadrolaşmanın zemini oldu. Bu nedenle Türk Eğitim-Sen olarak kamuya alımlarda, yönetici ve şube müdürlüğü atamalarında, öğretmen atamalarında kısacası her alanda mülakata karşıyız.”

Sendika olarak öğretmen alımlarında da mülakatın kaldırılmasını istiyoruz.

Sözleşmeli ve mülakatlı öğretmen alımına karşı olduklarını söyleyen Geylan, “Sözleşmeli öğretmenler 4+2 yıl çakılı kadro ile çalışıyorlar. Bunu 3 yıl sözleşmeli, 1 yıl kadrolu olmak üzere toplam 4 yıl şeklinde dönüştürme niyetleri var. Türk Eğitim Sen olarak sözleşmeli ve mülakatlı öğretmen alımına her zaman karşıyız. Yargı sürecimiz de devam ediyor. Bu konudaki tutumumuzda bir değişiklik olmayacaktır. Sendika olarak öğretmen alımlarında da mülakatın kaldırılmasını istiyoruz” dedi.

Özür grubu tayinlerinde il/ilçe emri verilmesi gerektiğini kaydeden Geylan, ailelerinden ayrı kalan öğretmenlerin yaşadıkları drama dikkat çekti. Geylan, 3600 ek göstergenin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini de belirtti



11.09.2018 16:50